İlaç SınıfıBeşeri Yerli İlaç
İlaç Alt SınıfıİEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
İlaç FirmasıZYZAPIN
Birim Miktarı 28
ATC KoduN05AH03
ATC AçıklamasıOlanzapin
NFC KoduBC
NFC AçıklamasıAğızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu KoduA10061
Orijinal / Jenerik TürüJenerik
Satış Fiyatı108,43 TL (2 Mart 2020)
Önceki Satış Fiyatı96,82 TL (18 Şubat 2019)
Barkodu
Kurumun Karşıladığı44,97 TL
Reçete TipiNormal Reçete
Temin Yeriİlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eşdeğer KoduE329B
Başlıklar
  1. İlaç Etken Maddeleri
  2. İlaç Prospektüsü
    1. Ambalajın Niteliği Ve İçeriği
    2. Araç Ve Makine Kullanımı Üzerindeki Etkiler
    3. İlacı Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
    4. İlacın Olası Yan Etkileri Nelerdir
    5. İlaç Nasıl Kullanılır
    6. İlaç Nedir Ve Niçin Kullanılır
    7. İlaç Saklanma Koşulları Nasıldır
    8. Beşeri Tıbbi Üründen Arta Kalan Maddelerin İmhası
    9. Beşeri Tıbbi Ürünün Adı
    10. Diğer Tıbbi Ürünler İle Etkileşimler Ve Diğer Etki
    11. Doz Aşımı Ve Tedavisi
    12. Doz Aşımı
    13. Endikasyonlar
    14. Farmakodinamik Özellikler
    15. Farmakokinetik Özellikler
    16. Farmasötik Şekli
    17. Formülü
    18. İlaç Etkileşmeleri
    19. Kontraendikasyonlar
    20. Kullanım Şekli Ve Dozu
    21. Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
    22. Ruhsat Sahibi
    23. Ruhsat Tarihi Ve Numarası
    24. Saklama Koşulları
    25. Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
    26. Uyarılar/Önlemler
    27. Üretim Yeri
    28. Yan Etkileri / Advers Etkiler
    29. Doz Aşımı
    30. Endikasyonlar
    31. Farmakodinamik Özellikler
    32. Farmakokinetik Özellikler
    33. Farmasötik Şekli
    34. Formülü
    35. İlaç Etkileşmeleri
    36. Kontraendikasyonlar
    37. Kullanım Şekli Ve Dozu
    38. Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
    39. Ruhsat Sahibi
    40. Saklama Koşulları
    41. Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
    42. Uyarılar/Önlemler
    43. Üretim Yeri
    44. Yan Etkileri / Advers Etkiler
    45. Doz Aşımı
    46. Endikasyonlar
    47. Farmakodinamik Özellikler
    48. Farmakokinetik Özellikler
    49. Farmasötik Şekli
    50. Formülü
    51. İlaç Etkileşmeleri
    52. Kontraendikasyonlar
    53. Kullanım Şekli Ve Dozu
    54. Saklama Koşulları
    55. Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
    56. Uyarılar/Önlemler
    57. Yan Etkileri / Advers Etkiler
    58. Doz Aşımı
    59. Endikasyonlar
    60. Farmakodinamik Özellikler
    61. Farmakokinetik Özellikler
    62. Farmasötik Şekli
    63. Formülü
    64. İlaç Etkileşmeleri
    65. Kontraendikasyonlar
    66. Kullanım Şekli Ve Dozu
    67. Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
    68. Saklama Koşulları
    69. Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
    70. Uyarılar/Önlemler
    71. Yan Etkileri / Advers Etkiler

İlaç Etken Maddeleri

  • olanzapin (10 mg)

İlaç Prospektüsü

Ambalajın Niteliği Ve İçeriği

Alu/Alu folyo blister 28 tabletlik ambalajlarda.

Araç Ve Makine Kullanımı Üzerindeki Etkiler

Diğer antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi, aripiprazolün kendilerini olumsuz etkilemediğinden emin olana kadar motorlu araçlar da dahil tehlikeli makinaları kullanmaları konusunda uyarılmalıdırlar.

İlacı Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrol Yönetmeliği’ ve ‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun olarak imha edilmelidir.

İlacın Olası Yan Etkileri Nelerdir

ZOLERİP 5 mg tablet

İlaç Nasıl Kullanılır

Geçerli değil.

İlaç Nedir Ve Niçin Kullanılır

Aripiprazole veya diğer bileşenlerine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir.

İlaç Saklanma Koşulları Nasıldır

*

Beşeri Tıbbi Üründen Arta Kalan Maddelerin İmhası

ZOLERİP 5 mg tablet

Beşeri Tıbbi Ürünün Adı

24 ay

Diğer Tıbbi Ürünler İle Etkileşimler Ve Diğer Etki

228/8

Doz Aşımı Ve Tedavisi

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Doz Aşımı

Aşırı ZEMPLAR® yumuşak kapsül alımı hiperkalsemi, hiperkalsiüri, hiperfosfatemi ve paratiroid hormonun aşırı baskılanmasına neden olabilir. ZEMPLAR® yumuşak kapsül ile birlikte yüksek kalsiyum ve fosfat alımı benzer anormalliklere yol açabilir.   ZEMPLAR® yumuşak kapsülün kaza ile alınan akut aşırı dozunun tedavisi, genel destekleyici önlemler içermelidir. İlacın nispeten kısa bir süre önce alındığı anlaşılırsa, kusmanın uyarılması veya  gastrik lavaj daha fazla absorpsiyonu önlemek için faydalı olabilir. İlaç mideyi geçmişse, mineral yağ verilmesi, ilacın dışkıyla atılmasını teşvik edebilir.  Seri olarak yapılan serum elektrolit tayinleri (özellikle kalsiyum), üriner kalsiyum atılım hızı ve hiperkalsemiye bağlı elektrokardiyografik anormallikler değerlendirilmelidir. Bu monitörizasyonlar, dijital almakta olan hastalarda kritik bir öneme sahiptir. Kaza ile alınan aşırı dozda kalsiyum desteğinin kesilmesi ve düşük kalsiyumlu bir diyet uygulanması da gerekir. Parikalsitolün oldukça kısa farmakolojik etki süresi nedeniyle, daha fazla önlem alınmasına muhtemelen gerek yoktur. Şiddetli hiperkalsemi tedavisi için fosfatlar ve kortikosteroidler gibi ilaçların kullanılmasının yanı sıra diürezi indükleyen uygun önlemler alınabilir.

Endikasyonlar

ZEMPLAR® yumuşak kapsül aşağıdaki durumlarda endikedir: Kronik renal yetmezlik (Kronik böbrek hastalığı, Evre 3 ve 4) ile birlikte olan sekonder hiperparatiroidizmin önlenmesi ve tedavisinde, Hemodiyaliz ya da periton diyalizinde olan kronik böbrek hastalığı Evre 5 hastalarındaki sekonder hiperparatiroidizmin önlenmesi ve tedavisinde.

Farmakodinamik Özellikler

Parikalsitol, kalsitriolün yan zincirindeki (D2) ve A (19-nor) halkasındaki değişimlerle selektif D vitamini reseptörü (VDR) aktivasyonu yapan, sentetik biyolojik olarak aktif bir D vitamini analoğudur.  Parikalsitol, paratiroid bezlerdeki  VDR’yi; barsaklardaki VDR’yi artırmadan selektif olarak upregüle eder. Kemik rezorpsiyonu üzerinde ise daha az etkilidir. Parikalsitol aynı zamanda paratiroid bezlerdeki kalsiyuma duyarlı reseptörü de upregüle eder.  Sonuç olarak, parikalsitol, paratiroid proliferasyonunu inhibe ederek ve  PTH (paratiroid hormon) sentezi ve sekresyonunu azaltarak, kalsiyum ve fosfor düzeyleri üzerinde minimal bir etkiyle PTH düzeylerini düşürür. Parikalsitol, kemik hacmini sürdürmek ve mineralizasyon düzeylerini artırmak için kemik hücreleri üzerinde doğrudan etki gösterebilir. Kalsiyum ve fosfor homeostazının normalizasyonuyla, anormal PTH düzeylerini düzelterek, kronik böbrek hastalığıyla bağlantılı metabolik kemik hastalığını önleyebilir veya tedavi edebilir.

Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler   Emilim: Parikalsitol iyi absorbe edilir. Sağlıklı bireylerde, oral yoldan 0.24 mg/kg dozunda parikalsitol uygulamasını takiben, ortalama mutlak biyoyararlanım yaklaşık olarak %72 olmuştur. Maksimum plazma konsantrasyonu (Cmaks) 0.630 ng/mL, Cmaks zamanı (Tmaks) 3 saat ve konsantrasyon zaman eğrisi altında kalan alan (EAA0-¥) 5.25 ng·saat/mL‘dir. Hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında parikalsitolün ortalama mutlak biyoyararlanımı, sırasıyla %79 ve %86’dır ve bu değerlerin %95 güven aralıklarının üst sınırları, sırasıyla %93 ve %112’dir.   Sağlıklı bireylerde besin etkileşiminin araştırıldığı bir çalışmada, yağ oranı yüksek bir yemekle birlikte parikalsitol verilmesiyle, Cmaks ve EAA0-∞ değerlerinin açlıkta uygulamaya kıyasla değişmediği gösterilmiştir. Bu nedenle, ZEMPLAR® yumuşak kapsül yemeklerden bağımsız olarak alınabilir.   Dağılım: Parikalsitol plazma proteinlerine yaygın biçimde (> %99) bağlanır. Kan parikalsitol konsantrasyonunun, plazma parikalsitol konsantrasyonuna oranının 0.01 – 10 ng/mL konsantrasyon aralığında ortalama 0.54 olması, çok az miktarda ilacın kanın şekilli elemanlarıyla bağlantılı olduğunu göstermektedir. Sağlıklı bireylerde 0.24 μg/kg parikalsitol dozunu takiben ortalama sanal dağılım hacmi 34 litredir. KBH Evre 3 hastalarında 4 mg parikalsitol dozu ve KBH Evre 4 hastalarında 3 mg parikalsitol dozunu takiben ortalama sanal dağılım hacmi 44 L ve 46 L arasındadır.   Biyotransformasyon: 3H-parikalsitolün, 0.48 μg/kg dozunun oral yoldan uygulanmasından sonra, ana ilaç yaygın biçimde metabolize edilir ve dozun yalnızca %2 kadarı değişmeden dışkıyla atılır, idrarda ana ilaç bulunmaz. Radyoaktivitenin yaklaşık %70’i dışkıda elimine edilir ve %18’i idrardan elde edilir. Sistemik maruziyetin çoğu ana ilaca bağlıdır. İnsan plazmasında parikalsitol ile ilgili olarak iki minör metabolit saptanmıştır. Metabolitlerden biri 24(R)-hidroksi parikalsitol olarak belirlenmiş olup, diğeri ise belirlenmemiştir. 24(R)-hidroksi parikalsitol, in vivo sıçan PTH süpresyonu modelinde daha az aktif bulunmuştur.   İn vitro veriler, parikalsitolün mitokondriyal CYP24 ve aynı zamanda CYP3A4 ve UGT1A4 dahil multipl hepatik ve hepatik olmayan enzimler tarafından metabolize edildiğini düşündürmektedir. Belirlenen metabolitler 24(R)-hidroksilasyon ürününü ve ayrıca 24,26- ve 24,28-dihidroksilasyon ve direkt glukuronidasyon ürünlerini içermektedir.   Eliminasyon: Parikalsitol primer olarak hepatobilier ekskresyon ile elimine edilir. Sağlıklı bireylerde parikalsitolün ortalama eliminasyon yarı ömrü, araştırılan 0.06 – 0.48 mg/kg doz aralığında 5 ile 7 saattir. ZEMPLAR® yumuşak kapsül’ün farmakokinetiği KBH Evre 3 ve 4 hastalarında incelenmiştir (Tablo 1). KBH Evre 3 hastaları 4 mg ZEMPLAR® yumuşak kapsül kullanıldıktan sonra parikalsitolün ortalama eliminasyon yarı ömrü 17 saattir. KBH Evre 4 hastalarına 3 mg ZEMPLAR® yumuşak kapsül verildikten sonra parikalsitol ortalama yarı ömrü 20 saattir. Birikimin derecesi, yarı ömür ve doz uygulama sıklığıyla uyumludur. Hemodiyaliz işleminin parikalsitol eliminasyonu üzerinde esasen bir etkisi yoktur.   Tablo 1. KBH Evre 3 ve 4 Hastalarında ZEMPLAR® yumuşak kapsül                               Farmakokinetik Özellikleri   Farmakokinetik Parametreler KBH Evre 3 n=15* KBH Evre 4 n=14* Cmaks (ng/mL) 0.11±0.04 0.06±0.01 EAA0-¥ (ng·saat/mL) 2.42±0.61 2.13±0.73 KL/F (L/saat) 1.77±0.50 1.52±0.36 V/F (L) 43.7±14.4 46.4±12.4 t1/2 (saat) 16.8±2.65 19.7±7.2 *KBH Evre 3 hastalarına 4 mg ZEMPLAR® yumuşak kapsül, KBH Evre 4 hastalarına 3 mg ZEMPLAR® yumuşak kapsül verildi.   Doğrusallık/Doğrusal Olmayan Durum: Parikalsitolün Cmaks ve EAA0-∞ değerleri sağlıklı bireylerde 0.06-0.48 μg/kg doz aralığında orantılı olarak artmaktadır. Günlük veya haftada üç defa verilen çoklu dozları takiben, sağlık bireylerde kararlı duruma yedi gün içinde ulaşılmış ve zaman içinde bu sabit kalmıştır. İlave olarak çoklu dozu takiben (KBH Evre 4 hastalarında günde bir kez olduğu üzere) açığa çıkma (EAA), tek doz kullanımı sonrası elde edilenden biraz daha azdır.   Hastalardaki karakteristik özellikler   Geriyatride Kullanımı: Parikalsitolün farmakokinetiği 65 yaşından büyük hastalarda araştırılmamıştır.   Pediyatride Kullanımı: Parikalsitolün farmakokinetiği 18 yaşından küçük hastalarda araştırılmamıştır.   Cinsiyet: Tek dozu takiben parikalsitolün 0.06 – 0.48 μg/kg doz aralığındaki farmakokinetiği cinsiyetten bağımsızdır.   Karaciğer Yetmezliği: İntravenöz uygulama sonrasında parikalsitolün (0.24 mg/kg) farmakokinetik özellikleri hepatik fonksiyonu normal olan bireyler (n = 10) ile (Child-Pugh yöntemine göre) hafif (n = 5) ve orta dereceli (n = 5) hepatik yetmezliği olan hastalar arasında karşılaştırılmıştır. Bağlanmamış parikalsitolün farmakokinetiği bu çalışmada değerlendirilen karaciğer fonksiyon aralığı boyunca benzer niteliktedir. Hafif ve orta dereceli karaciğer yetmezliği olan hastalarda dozun ayarlanmasına gerek yoktur. Şiddetli karaciğer yetmezliğinin parikalsitol farmakokinetiği üzerindeki etkisi değerlendirilmemiştir.   Böbrek Yetmezliği: Tek doz uygulamayı takiben parikalsitol farmakokinetiği Evre 3 kronik böbrek hastalığı (KBH) veya orta dereceli böbrek yetmezliği olan (n = 15, GFR = 36.9 – 59.1 mL/dk/1.73 m2), Evre 4 KBH veya şiddetli böbrek yetmezliği olan (n = 14, GFR = 13.1 – 29.4 mL/dk/1.73 m2), ve Evre 5 KBH veya terminal böbrek hastalığı [n = 14 hemodiyalizde (HD) ve n = 8 periton diyalizinde (PD)] olan hastalarda karakterize edilmiştir. Endojen 1,25(OH)2 D3’e benzer biçimde, oral alımı takiben parikalsitol farmakokinetiği, böbrek yetmezliğinden Tablo 2’de gösterildiği şekilde anlamlı ölçüde etkilenmiştir. Sağlıklı bireylerle karşılaştırıldığında, Evre 3, 4 ve 5 KBH hastalarında KL/F azalması ve yarı-ömürde artış görülmüştür.   Tablo 2. Sağlıklı Bireyler karşısında Renal Yetmezliğin Farklı Evrelerinde Ortalama ± SD        Farmakokinetik Parametrelerin Karşılaştırılması Farmakokinetik Parametre Sağlıklı Bireyler KBH Evre 3 KBH Evre 4 KBH Evre 5 HD PD n 25 15 14 14 8 Doz (mg/kg) 0.240 0.047 0.036 0.240 0.240 KL/F (L/saat) 3.6 ± 1.0 1.8 ± 0.5 1.5 ± 0.4 1.8 ± 0.8 1.8 ± 0.8

Farmasötik Şekli

YUMUŞAK KAPSÜL

Formülü

Her bir yumuşak kapsül; 2 μg parikalsitol ve yardımcı madde olarak; etanol, butilhidroksitoluen, titanyum dioksit (E171), kırmızı demir oksit (E172), sarı demir oksit (E172) ve siyah demir oksit (E172)  içerir.  

İlaç Etkileşmeleri

Parikalsitolün sitokrom P450 enzimleri CYP3A, CYP1A2, CYP2A6, CYP2B6, CYP2C8, CYP2C9, CYP2C19, CYP2D6 veya CYP2E1 tarafından metabolize edilen ilaçların klerensini inhibe etmesi ya da CYP3A, CYP2B6 veya CYP2C9 tarafından metabolize edilen ilaçların klerensini indüklemesi beklenmez.   Parikalsitol (16 μg) ve omeprazol (40 mg; oral) arasındaki farmakokinetik etkileşim, sağlıklı bireylerde yapılan bir tek-doz, çaprazlama çalışmada araştırılmıştır. Parikalsitolün farmakokinetiği omeprazolün birlikte uygulanmasından etkilenmemiştir.   Bir ilaç etkileşim çalışmasında, ketokonazolün parikalsitol EAA0-¥.değerini yaklaşık iki katına çıkardığı gösterilmiştir.  Ketokonazolün birçok sitokrom P450 enziminin non-spesifik bir inhibitörü olduğu bilinmektedir.  Mevcut in vivo ve in vitro veriler ketokonazolün parikalsitol ve diğer vitamin D analoglarının metabolizmasından sorumlu olan enzimlerle etkileşebildiğini düşündürmektedir. Parikalsitol ile ketokonazol ve diğer güçlü CYP3A4 inhibitörleri birlikte verilirken dikkatli olunmalıdır.   Yüksek miktarlarda kalsiyum, fosfor ve vitamin D içeren bileşiklerin ZEMPLAR® yumuşak kapsül ile birlikte alınması; hiperkalsemi, hiperkalsiüri ve hiperfosfatemiye sebep olabilir. Dijital alan hastalarda hiperkalsemiye bağlı elektrokardiyografik anormalliklerin değerlendirilmesi önemlidir. Hiperkalsemi ile dijitalis toksisitesi artar. 

Kontraendikasyonlar

ZEMPLAR® yumuşak kapsül, D vitamini toksisitesi ve hiperkalsemisi kanıtlanmış olan hastalara ve bu ürünün içeriklerinden birine karşı aşırı duyarlılığı  olan hastalara verilmemelidir (bkz. ‘Uyarılar/Önlemler’).

Kullanım Şekli Ve Dozu

Kronik Böbrek Hastalığı Evre 3 ve 4   ZEMPLAR® yumuşak  kapsül her gün veya haftada üç defa olmak üzere günde bir defa uygulanır.  Doz haftada üç defa verildiğinde, uygulama en az iki günde bir yapılmalıdır.  Günlük veya haftada üç defalık doz rejimleri için ortalama haftalık doz benzerdir. Tedavi profili her iki doz rejiminde benzer olmakla birlikte, hastanın tedaviye uyumunu artırmak ve tedavi hatalarını azaltmak için günlük doz uygulanması önerilir.   Başlangıç Dozu ZEMPLAR® yumuşak kapsül’ün başlangıç dozu, bazal intakt paratiroid hormonu (iPTH) düzeylerine göre belirlenir.     Tablo 6.  ZEMPLAR® yumuşak kapsül – Başlangıç Dozu Bazal iPTH Düzeyi Günlük Doz Haftada Üç Defalık Doz* ≤ 500 pg/mL 1 μg 2 μg > 500 pg/mL 2 μg 4 μg *İki günde birden daha sık verilmez   Doz Titrasyonu Doz, serum kalsiyum ve serum fosfor düzeyleri izlenerek ve serum veya plazma iPTH düzeylerine göre bireyselleştirilmelidir. Tablo 7’de, doz titrasyonu için önerilen yaklaşım sunulmaktadır.   Tablo 7.  ZEMPLAR® yumuşak kapsül – Doz Titrasyonu Bazale göre iPTH Düzeyi ZEMPLAR® yumuşak kapsül Dozu 2-4 Haftalık Aralıklarla Doz Ayarlaması Günlük Doz Haftada Üç Defalık Doz1 Aynı veya artmış Artırılır 1 μg 2 μg Azalma < %30 Azalma ≥%30, £ %60 İdame Edilir     Azalma > %60 Azaltılır2 1 μg 2 μg iPTH < 60 pg/mL 1    İki günde birden daha sık verilmez. 2    Eğer hasta günlük veya haftada üç defalık rejimle en düşük dozu almakta ise ve dozun azaltılması gerekiyorsa doz sıklığı azaltılabilir.   ZEMPLAR® yumuşak kapsüle başlandıktan sonra ve doz titrasyonu dönemlerinde ve güçlü P4503A inhibitörleri ile eş zamanlı kullanıldığında serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri yakından izlenmelidir.     Hiperkalsemi veya kalsiyum-fosfor çarpımının persistan olarak  55 mg2/dL2’den yüksek olduğu gözlemlendiğinde, kalsiyum bazlı fosfat bağlayıcılarının dozu azaltılmalı veya bunlar kesilmelidir. Alternatif olarak, ZEMPLAR® yumuşak kapsül dozu azaltılabilir veya kullanıma   geçici olarak ara verilebilir.  Kullanıma ara verildiğinde, serum kalsiyum ve kalsiyum-fosfor çarpımı hedef sınırlarda olduğunda, ilaca tekrar düşük bir dozdan başlanmalıdır.   Kronik Böbrek Hastalığı Evre 5   ZEMPLAR® yumuşak kapsül, haftada üç kez, iki günde bir uygulanır.   Başlangıç Dozu ZEMPLAR® yumuşak kapsül’ün başlangıç dozu, mikrogram olarak, başlangıç dönemi iPTH düzeyi (pg/mL)/60’a bağlıdır; maksimum başlangıç dozu 32 mikrogramdır.   Doz Titrasyonu Sonraki doz uygulaması bireyselleştirilmeli ve iPTH, serum kalsiyum ve fosfor düzeylerine dayandırılmalıdır. ZEMPLAR® yumuşak kapsül için önerilen doz titrasyonu, aşağıdaki formüle göredir.   Titrasyon dozu (mikrogram) = en son iPTH düzeyi (pg/mL)             60

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Zemplar 1 μg ve 4 μg Yumuşak Kapsül (28 kapsül/kutu) ve Zemplar 5 mg/ml 1 ve 2 ml’lik ampuller (5 ampul/kutu) halinde piyasada mevcuttur.

Ruhsat Sahibi

Abbott Laboratuarları İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti., Ekinciler Cad., Hedef Plaza, Kavacık-Beykoz, 34810 İstanbul

Ruhsat Tarihi Ve Numarası

13.11.2008-125/99

Saklama Koşulları

250C’nin altında oda sıcaklığında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Zemplar Yumuşak Kapsül, 28 kapsüllük blister ambalajda kullanıma sunulmuştur.

Uyarılar/Önlemler

Paratiroid hormonunun aşırı baskılanması, serum kalsiyum düzeylerinin yükselmesiyle sonuçlanabilir ve düşük döngülü kemik hastalığına yol açabilir. Uygun fizyolojik sonuçlara ulaşmak için hastanın monitorizasyonu ve doz titrasyonunun bireyselleştirilmesi gerekir.   Eğer klinik olarak anlamlı hiperkalsemi gelişirse ve hasta kalsiyum bazlı bir fosfat bağlayıcısı alıyorsa, kalsiyum bazlı fosfat bağlayıcısının dozu azaltılmalı veya kullanımına ara verilmelidir.   Yardımcı maddeler için uyarı: Bu tıbbi ürün az miktarda (her bir yumuşak kapsül’de 1.42 mg) etanol (alkol) içermektedir.   Genel tavsiye:   Gebelikte Kullanımı Gebelik kategorisi C.   Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon): Hayvan çalışmalarında reprodüktif toksisite gösterilmiştir. İnsanlarda kullanımdaki potansiyel risk bilinmemektedir; bu nedenle ZEMPLAR® yumuşak kapsül gebelikte kesinlikle gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır.   Gebelik dönemi: Parikalsitolün gebelikte kullanılmasına ilişkin yeterli klinik veri mevcut değildir.   Laktasyon dönemi: Parikalsitolün insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Birçok etkin madde insan sütüne geçtiğinden, ZEMPLAR® yumuşak kapsül emziren annelere verilirken dikkatli olunmalıdır.   ARAÇ VE MAKİNE KULLANMA ÜZERİNE ETKİSİ   Araç ve makine kullanma becerileri üzerindeki etkisi konusunda çalışma yapılmamıştır; ancak, parikalsitolün taşıt ve makine kullanma becerileri üzerindeki etkisinin ihmal edilebilir düzeylerde olması beklenmektedir.

Üretim Yeri

Catalent Pharma Solutions  2725 Scherer Drive St. Petersburg, FL 33716-1016 ABD     

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Kronik Böbrek Hastalığı Evre 3 ve 4   ZEMPLAR® yumuşak kapsül’ün güvenliliği Evre 3 ve 4 KBH olan 220 hasta üzerinde yürütülen üç adet 24 haftalık, çift-kör, plasebo-kontrollü, çok merkezli klinik çalışmada değerlendirilmiştir. İki çalışmada haftada 3 kez doz alımı modeli ve bir çalışmada da günde bir kez doz alımı modeli kullanılmıştır. Toplam 107 hasta ZEMPLAR® yumuşak kapsül ve 113 hasta plasebo almıştır.  Hiperkalsemi insidansı (ZEMPLAR® 2/106 (%2); plasebo 0/111 (%0)) veya yülselmiş kalsiyum fosfor çarpımı (ZEMPLAR® 13/106 (%12); plasebo 7/111 (%6)) oranlarında parikalsitol ile tedavi edilen hastalar ve plaseboyla tedavi edilen hastalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.   Parikalsitol ile tedavi edilen hastalarda en sık bildirilen advers reaksiyon, hastaların %2’sinde oluşan döküntüdür. Çift-kör, plasebo-kontrollü çalışmalarda advers olaylar nedeniyle tedaviyi bırakan hastaların oranı, ZEMPLAR® yumuşak kapsül ile tedavi edilen hastalar için %6 ve plaseboyla tedavi edilen hastalar için %4’tür. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.   Parikalsitol ile ilişkili olması en azından olası olan bütün klinik ve laboratuar advers olayları, MedDRA Sistem Organ Sınıfı, Tercihli Terim ve sıklığına göre Tablo 3’te gösterilmektedir. Tabloda aşağıdaki sıklık grupları kullanılmıştır; çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ve <1/10); yaygın olmayan ( ≥1/1,000 ve <1/100); seyrek (≥1/10,000 ve <1/1,000); çok seyrek (<1/10,000), izole raporlar dahil.   Tablo 3. Evre 3-4 KBH Klinik Çalışmalarında Bildirilen Advers Reaksiyonlar Sistem-Organ Sınıfı Tercihli Terim Sıklık % Sıklık (ZEMPLAR® yumuşak kapsül-plasebo) Gastrointestinal Bozukluklar Konstipasyon Yaygın olmayan <%1 – <%1 Ağız kuruluğu Yaygın olmayan <%1- %0 Midede huzursuzluk (dispepsi, gastrit)            Yaygın %2 – %0 İmmün Sistem Bozuklukları Aşırı duyarlılık (allerjik reaksiyon) Yaygın olmayan <%1 – %0 Araştırmalar Karaciğer enzimlerinde anormallik (karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik) Yaygın olmayan <%1- %0 Kas-İskelet ve Bağ dokusu bozuklukları Kas spazmları (bacak krampları) Yaygın olmayan %1 – %0 Sinir Sistemi Bozuklukları Baş dönmesi Yaygın olmayan <%1- %0 Tat duyusunda bozukluk Yaygın olmayan <%1 – <%1 Deri ve Derialtı Dokusu Bozuklukları Pruritus (kaşıntı) Yaygın olmayan <%1 – %2 Döküntü Yaygın %2 – %0 Ürtiker Yaygın olmayan <%1 – %0 Kronik Böbrek Hastalığı Evre 5     ZEMPLAR® yumuşak kapsül güvenliliği Evre 5 KBH olan 88 hasta üzerinde yürütülen 12 haftalık, çift-kör, plasebo-kontrollü, çok merkezli bir klinik çalışmada değerlendirilmiştir. Çalışma 3 kez haftalık doza göre yapılmıştır. Toplam 61 hasta ZEMPLAR® yumuşak kapsül ve 27 hasta plasebo almıştır.   Hiperkalsemi insidansı (ZEMPLAR® 1/61 (%2); plasebo 0/26 (%0.0) veya yüksek kalsiyum fosfor çarpım değerleri (ZEMPLAR® 6/61 (%10); plasebo 1/26 (%4)) oranlarında parikalsitol ile tedavi edilen hastalar ve plaseboyla tedavi edilen hastalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.   Advers olayların tipi ve insidansı açısından ZEMPLAR® yumuşak kapsül ve plasebo arasında istatistiksel olarak anlamlı ve klinik olarak önemli farklılıklar bulunmamıştır. Çift-kör, plasebo-kontrollü çalışmalarda advers olaylar nedeniyle tedaviyi bırakan hastaların oranı, ZEMPLAR® yumuşak kapsül ile tedavi edilen hastalar için %7 ve plaseboyla tedavi edilen hastalar için %7’dir. Parikalsitol ile ilişkili olması en azından olası olan bütün klinik ve laboratuar advers olayları, MedDRA Sistem Organ Sınıfı, Tercihli Terim ve sıklığına göre Tablo 4’te gösterilmektedir. Tabloda aşağıdaki sıklık grupları kullanılmıştır; çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ve <1/10); yaygın olmayan (≥1/1,000 ve <1/100); seyrek (≥1/10,000 ve <1/1,000); çok seyrek (<1/10,000), izole raporlar dahil.   Tablo 4. Evre 5 KBH Pivotal Faz III Klinik Çalışmasında Bildirilen Advers Reaksiyonlar Sistem-Organ Sınıfı Tercihli Terim Sıklık % Sıklık (ZEMPLAR® yumuşak kapsül-plasebo) Gastrointestinal Bozukluklar Diyare Yaygın %2 – %7 Gastroözofajiyal reflü hastalığı (gastrointestinal bozukluk) Yaygın %2 – %0 Metabolizma ve Beslenme Bozuklukları İştah azalması (anoreksi) Yaygın %2 – %0 Hiperkalsemi Yaygın %2 – %0

Doz Aşımı

Aşırı doz durumlarında destekleyici önlemler ve semptomatik tedavi (gerektiğinde gastrik lavaj ile beraber) yeterli olabilir. Flukonazol büyük oranda idrarla vücuttan atıldığı için kuvvetli diürezis eliminasyon hızını artırabilir. 3 saatlik bir hemodializ seansı plazma seviyelerini yaklaşık %50 oranında düşürür.

Endikasyonlar

Zolax (Flukonazol), aşağıdaki enfeksiyonların tedavisinde endikedir: Orofaringeal, özofageal, mukokütan ve oral atrofik kandidiyazis : Candida türlerinin neden olduğu enfeksiyonlar Kandidemi, yaygın kandidiyazis ve pnömoni dahil olmak üzere sistemik kandida enfeksiyonları : Candida türlerinin neden olduğu enfeksiyonlar Kandidal üriner sistem enfeksiyonları ve peritonit : Candida türlerinin neden olduğu enfeksiyonlar Kriptokoksik menenjit: Cryptococcus neoformans’ın neden olduğu enfeksiyonlar. Zolax (Flukonazol), kriptokoksik menenjiti olan AIDS’li hastalarda kullanılabilir. Kemik iliği transplantasyonu geçiren hastalarda profilaksi: Zolax (Flukonazol), sitotoksik kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kemik iliği transplantasyonu geçiren hastalarda kandidiyazis insidansını azaltmak için de endikedir. Enfeksiyona neden olan organizmaları teşhis etmek amacıyla tedaviden önce fungal kültür örnekleri elde edilmeli ve diğer ilgili laboratuar çalışmaları (seroloji, histopatoloji) yapılmalıdır. Kültür ve diğer laboratuar çalışmalarının sonuçları bilinmeden önce tedavi başlatılabilir. Ancak, bu sonuçlar mevcut olduğunda, tedavi gerektiği şekilde düzenlenmelidir.

Farmakodinamik Özellikler

Flukonazol yeni, güçlü ve geniş spektrumlu bir bis-triazol antifungal ajandır. Etkisini ergosterol biyosentezi için gerekli fungal enzimleri spesifik bir şekilde inhibe ederek gösterir. Yapılan çalışmalarda flukonazolün in-vivo aktivitesi, in-vitro testlerle gözlenen aktivitesinden daha net olarak ortaya konmuştur.

Farmakokinetik Özellikler

Flukonazol oral yolla alındıktan sonra iyi bir absorbsiyona uğrar. Biyoyararlanımı %90 civarındadır. Gıda ile birlikte alındığında absorbsiyonu değişmemektedir. Aç karnına alındığında 0.5 – 1.5 saatte doruk plazma konsantrasyonlarına ulaşır. Plazma konsantrasyonları yaklaşık 2.4 mg/L’lik denge düzeyi konsantrasyonlarına 4-5 günde ulaşır. Flukonazol diğer azol grubu antifungal ajanlarla karşılaştırıldığında, çok düşük bir lipofiliteye sahip olduğundan dolayı bütün vücut sıvılarında ve dokularda mükemmel bir penetrasyon gösterir. Tükrük, balgam, peritoneal sıvı, vajinal doku, el tırnakları, ve vezikül sıvısındaki flukonazol seviyeleri plazma seviyelerine yaklaşmaktadır. Fungal menenjitli hastalarda beyin-omurilik sıvısındaki flukonazol seviyeleri ise plazma seviyelerinin yaklaşık % 80’ idir. Sanal dağılım hacmi toplam vücut sıvısına yaklaşır (0.6 – 0.7 L/kg). Plazma proteinlerine bağlanma çok düşüktür (yaklaşık % 12). Eliminasyon yarılanma ömrünün uzunluğu (yaklaşık 30 saat) 150 mg’lık tek dozla vajinal kandidiyazis tedavisinde ve endike olduğu diğer bütün fungal enfeksiyonların günlük tek dozla tedavilerine imkan vermektedir. Flukonazol’ün vücuttan atılımı başlıca böbrekler yoluyla olup, uygulanan dozun %80’i değişmemiş formda idrarda gözlenir.

Farmasötik Şekli

Kapsül 

Formülü

Her kapsül 100 mg flukonazol içerir. Yardımcı maddeler: Titanyum dioksit (E 171), laktoz

İlaç Etkileşmeleri

Oral hipoglisemikler: Flukonazolun oral hipoglisemik ajanlarla birlikte kullanımı klinik olarak anlamlı hipogliseminin ortaya çıkışını hızlandırabilir. Flukonazol, tolbutamid, gliburid ve glipizid metabolizmasını azaltarak bu ajanların plazma konsantrasyonlarını artırır. Flukonazol, bunlar veya diğer sülfonilüre oral hipoglisemik ajanlar ile eş zamanlı kullanıldığında kan glukoz konsantrasyonları dikkatle izlenmeli ve gerekirse sülfonilüre dozu ayarlanmalıdır. Kumarin tipi antikoagülanlar: Flukonazol ve kumarin tipi antikoagülanları eş zamanlı alan hastalarda protrombin zamanı uzayabilir. Flukonazol ve kumarin tipi antikoagülanları alan hastalarda protrombin zamanının dikkatle izlenmesi tavsiye edilmektedir. Fenitoin: Flukonazol fenitoinin plazma konsantrasyonlarını artırır. Flukonazol ve fenitoin alan hastalarda fenitoin konsantrasyonlarının dikkatle izlenmesi tavsiye edilmektedir. Siklosporin: Böbrek bozukluğu olan veya olmayan böbrek transplantasyonlu hastalarda flukonazol, siklosporin düzeylerini anlamlı olarak artırabilir. Flukonazol ve siklosporin alan hastalarda siklosporin konsantrasyonlarının ve serum kreatininin dikkatle izlenmesi tavsiye edilmektedir. Rifampin: Rifampin eş zamanlı uygulanan flukonazolun metabolizmasını artırır. Klinik şartlara bağlı olarak, rifampin ile birlikte uygulandığında flukonazol dozunun artırılması göz önüne alınmalıdır. Teofilin: Flukonazol teofilinin serum konsantrasyonlarını artırır. Flukonazol ve teofilin alan hastalarda serum teofilin konsantrasyonlarının dikkatle izlenmesi tavsiye edilmektedir. Sisaprid: Flukonazol ve sisapridin birlikte uygulandığı hastalarda torsade de pointes dahil kardiyak olaylar bildirilmiştir. Flukonazolun sisaprid ile kombine kullanımı kontrendikedir. Astemizol: Astemizol veya sitokrom P450 sistemi ile metabolize edilen diğer ilaçları alan hastalarda eş zamanlı olarak flukonazol kullanılması bu ilaçların serum düzeylerinde artışlar ile ilişkili olabilir. Kesin bilgi bulunmadığı takdirde flukonazol ile birlikte uygulandığında dikkatli olunmalıdır. Hastalar dikkatle izlenmelidir. Rifabutin: Flukonazol ve rifabutinin birlikte uygulandığı hastalarda uveit bildirilmiştir. Rifabutin ve flukonazolu eş zamanlı alan hastalar dikkatle izlenmelidir. Takrolimus: Flukonazol ve takrolimusun birlikte uygulandığı hastalarda nefrotoksisite bildirilmiştir. Takrolimus ve flukonazolu eş zamanlı alan hastalar dikkatle izlenmelidir. Etinil estradiol ve levonorgestrel içeren oral kontraseptifler ile birlikte uygulanan flukonazol tabletleri etinil estradiol ve levonorgestrel düzeylerinde genel bir artış oluşturmuştur; ancak bazı hastalarda etinil estradiol ve levonorgestrel düzeylerinde %47 ve %33’e varan azalmalar olmuştur. Eldeki veriler flukonazol tedavisi ile bazı bireysel etinil estradiol ve levonorgestrel AUC değerlerindeki azalmanın rastgele varyasyonun sonucu olduğunu göstermektedir. Flukonazolun etinil estradiol ve levonorgestrel metabolizmasını inhibe edebileceğine dair kanıt varken flukonazolun etinil estradiol veya levonorgestrel metabolizmasının net bir indükleyicisi olduğuna dair kanıt yoktur. Bu etkilerin klinik önemi bilinmemektedir.

Kontraendikasyonlar

Flukonazol’e veya triazol içeren diğer maddelere karşı aşırı hassasiyet taşıdığı bilinen hastalarda kullanılmamalıdır.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Flukonazol’ün günlük dozu fungal enfeksiyonun cinsine ve şiddetine bağlı olmalıdır. Tekrarlayan dozlarda tedavi gerektiren enfeksiyon tiplerinde, tedavi klinik parametreler veya laboratuar testleri aktif fungal enfeksiyonun geçtiğini gösterene kadar devam etmelidir. Yetersiz bir tedavi süresi aktif enfeksiyonun nüksetmesine yol açabilir. Nüksü önlemek için AIDS’li ve kriptokoksik menenjitli hastalarda genellikle idame tedavisi gerekir. Doktor tarafından başka şekilde önerilmediği takdirde;   Yetişkinler :   1.      Orofaringeal kandidiyazis : Mutad doz ilk gün 200 mg, bunu takiben günde bir defa 100 mg’dır. Klinik iyileşme genellikle birkaç gün içinde görülürse de nüks ihtimalini ortadan kaldırmak için tedaviye en az 2 hafta devam edilmelidir. Özofageal kandidiyazis : Mutad doz ilk gün 200 mg, bunu takiben günde bir defa 100 mg’dır. Doz hastanın tedaviye verdiği yanıta göre günde 400 mg’a kadar artırılabilir. Tedavi süresi en az 3 haftadır. Semptomların kaybolmasından sonra en az 2 hafta daha tedaviye devam edilmesi önerilir. Mukokütan ve oral atrofik kandidiyazis gibi (vajinal kandidiyazis hariç) mukozanın diğer kandidal enfeksiyonları : Mutad etkili doz 14-30 gün süreyle günde bir defa 50 mg’dır. Alışılmışın dışındaki zor vakalarda doz günde 100 mg’a artırılabilir. 2.      Kandidemi, yaygın kandidiyazis ve pnömoni dahil olmak üzere sistemik kandida enfeksiyonları: Optimal terapötik dozaj ve tedavi süresi saptanmamıştır. Az sayıda hasta üzerinde yapılan çalışmalarda, günde 400 mg’a kadar dozlar kullanılmıştır. 3.      Kandidal üriner sistem enfeksiyonları ve peritonit: Günlük doz, 50 – 200 mg’dır. 4.      Kriptokoksik menenjit: Mutad doz, ilk gün 400 mg, bunu takiben günde bir defa 200 – 400 mg’dır. Kriptokoksik enfeksiyonlarda tedavi süresi klinik ve mikolojik yanıta bağlı olup, kriptokoksik menenjit için genellikle en az 6-8 haftadır. AIDS’li hastalarda, kriptokoksik menenjit nüksünün önlenmesi : Hasta tam bir primer tedavi kürünü tamamladıktan sonra, flukonazol günde 100 – 200 mg’lık doz halinde süresiz olarak uygulanabilir. 5.      Sitotoksik kemoterapi veya radyoterapiyi takiben oluşan nötropeni nedeniyle risk altında olduğu düşünülen immun sistem yetmezliği olan hastalarda fungal enfeksiyon gelişmesi riskine bağlı olarak doz, günde bir defa 50 – 400 mg olmalıdır.   Yaşlılar :Renal yetmezlik belirtilerinin olmadığı hallerde, normal doz uygulanmalıdır. Renal yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi < 50 ml/dak) dozaj aşağıda belirtildiği gibi ayarlanmalıdır.   Renal fonksiyon bozukluğu olan hastalar :Flukonazol, değişmemiş ilaç halinde başlıca idrar yoluyla atılır. Tek doz tedavide herhangi bir doz ayarlaması gerekmez. Multipl flukonazol dozları alacak olan renal fonksiyonu bozulmuş hastalarda, 50 – 400 mg’lık bir başlangıç yükleme dozu verilmelidir. Yükleme dozundan sonra, günlük doz (endikasyona uygun olarak) aşağıdaki tabloya göre düzenlenmelidir:      Kreatinin klerensi (ml/dak)    Önerilen doz yüzdesi    > 50    % 100    ≤ 50 (diyaliz yok)    % 50    Düzenli diyaliz uygulanan hastalar    Her diyalizden sonra % 100

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Zolax   50 mg, 7 Kapsül Zolax 150 mg, 1 ve 2 Kapsül Zolax 200 mg, 7 Kapsül

Ruhsat Sahibi

SANOVEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş. Çanta 34580 Silivri – İstanbul

Saklama Koşulları

30 0C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. 

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

7, 14 ve 28 kapsüllük blister ambalajlarda 

Uyarılar/Önlemler

Böbrek yetmezliği olanlarda dikkatle kullanılmalı, gerektiği durumlarda doz ayarı yapılmalıdır. Tedavi sırasında flukonazole bağlı olduğu düşünülen deri döküntüleri, bülloz lezyonlar, ve eritem multiform gelişirse tedaviye derhal son verilmelidir. Tedaviye başlamadan önce karaciğer fonksiyonu kontrol edilmelidir. Muhtemel ilaç etkileşimleri göz önüne alınarak flukonazolün antikoagülanlar, hipoglisemik sülfamidler, rifampisin, fenitoin, siklosporinlerle beraber kullanımında dikkat edilmelidir.   Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma riskini arttırabilir. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.   Kapsüller laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği yada glikoz-galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.   Gebelikte Kullanımı Gebelik kategorisi C’dir. Hayvanlarda fetal istenmeyen etkiler, teratojenite ve maternal toksisite yüksek doz seviyelerinde görülmüştür. İlk trimesterde yüksek doz (400 mg/gün) flukonazol alan hamilelerde hayvan deneylerindekine benzer malformasyonlar rapor edilmiştir. Daha düşük dozlarda bu risk azalmakla birlikte yeterli veri yoktur. Hamilelerde veya hamile kalması muhtemel kadınlarda kullanılmamalıdır.    Laktasyonda kullanımı Flukonazol’ün anne sütündeki seviyelerine ait bilgi mevcut değildir. Bu nedenle flukonazol laktasyonda kullanılmamalıdır.   Çocuklarda kullanımı Flukonazol’ün 16 yaşından küçük çocuklarda kullanımına ait bilgilerin yetersizliğinden dolayı uygun alternatif ajanların mevcut olmadığı ve antifungal tedavinin zorunlu olduğu durumlar haricinde kullanılmamalıdır. Yeni doğmuşlar için de yeterli bilgi birikimi yoktur, bu nedenle 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılması önerilmez.

Üretim Yeri

SANOVEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş. Çanta 34580 Silivri – İstanbul

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Flukonazol genelde çok iyi tolere edilir. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma abdominal rahatsızlık ve diyare gibi gastroentestinal sistem semptomları ve baş ağrısıdır. Bunların dışında en çok rastlanan yan etki deri döküntüsüdür. Hepatik enzimlerde zaman zaman klinik anlamlılığı ve ilaçla olan bağlantısı kesinlik kazanmamış değişimler gözlenmiştir. BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

Doz Aşımı

Sefalosporinlerin aşırı dozajı konvülsiyonlara yol açan serebral irritasyona neden olabilir. Sefuroksim serum düzeyleri hemodiyaliz veya peritonal diyaliz ile düşürülebilir.

Endikasyonlar

Zinnat enjektabl, beta-laktamazların çoğuna dirençli olan Gram-pozitif ve Gram-negatif organizmaların geniş spektrumuna etkili bakterisit bir antibiyotiktir. Enfeksiyona neden olan organizmanın teşhisinden önce veya duyarlı organizmaların meydana getirdiği enfeksiyonların tedavisinde endikedir. Endikasyonları aşağıdaki enfeksiyonları içerir: Solunum sistemi enfeksiyonları: Örneğin akut ve kronik bronşit, enfekte bronşiyektazi, bakteriyel pnömoni, akciğer absesi, ameliyat sonrası göğüs enfeksiyonları.   Kulak, burun, boğaz enfeksiyonları: Örneğin sinüzit, tonsilit, farenjit, otitis media.   Üriner sistem enfeksiyonları: Örneğin akut ve kronik piyelonefrit, sistit, asemptomatik bakteriüri.   Yumuşak doku enfeksiyonları: Örneğin selülit, erizipel, peritonit, yara enfeksiyonları.   Kemik ve eklem enfeksiyonları: Örneğin osteomiyelit, septik artrit.   Doğum ve jinekolojik enfeksiyonlar: Pelvik enflamatuar hastalıklar.   Gonore: Özellikle penisilin kullanımının uygun olmadığı hallerde.   Diğer enfeksiyonlar: Septisemi ve menenjit, peritonit dahil.   Profilaksi: Abdominal, pelvik, ortopedik, kardiyak, pulmoner, özofajiyel ve vasküler ameliyatlarda, enfeksiyon risk artışı olduğunda. Genellikle Zinnat enjektabl yalnız başına etkili olmakla birlikte, uygun görüldüğünde bir aminoglikozid antibiyotik ile kombinasyon şeklinde veya metronidazol ile birleştirilerek (oral olarak, supozituar veya enjeksiyon ile) özellikle kolon ameliyatlarında ve jinekolojik ameliyatlarda profilaksi için kullanılabilir.   Sefuroksim sodyum’un (Zinnat enjektabl) aynı zamanda oral uygulama için sefuroksim aksetil (Zinnat tablet, süspansiyon) esteri mevcuttur. Bu, parenteral tedavinin oral uygulamaya değiştirilmesinin klinik olarak endike olduğu durumlarda sefuroksim parenteral tedavisine oral tedavi ile devam (ardışık tedavi) olanağı sağlar. Kronik bronşitin akut alevlenmeleri ve pnömonide parenteral Zinnat (enjektabl) uygulamasını takiben oral yoldan Zinnat (tablet, süspansiyon) ile tedaviye devam edilebilir.  

Farmakodinamik Özellikler

Bakteriyolojisi: Sefuroksim, betalaktamaz üreten türler dahil sık rastlanılan birçok bakteriye karşı bakterisit etkili, etkin bir antibakteriyel ajandır. Sefuroksim bakteriyel betalaktamazlara karşı dayanıklıdır ve bu nedenle ampisilin ve amoksisiline dirençli cinslere de etkilidir. Sefuroksim bakterisit etkisini önemli hedef proteinlere bağlanmak suretiyle hücre duvarı sentezini engelleyerek gösterir.   Sefuroksim aşağıdaki mikroorganizmalara genellikle in vitro olarak etkindir.   Aeroblar, Gram-negatif: Escherichia coli, Klebsiella türleri, Proteus mirabilis, Providencia türleri, Proteus rettgeri, Haemophilus influenzae (ampisiline dirençli suşlar dahil), Haemophilus parainfluenzae (ampisiline dirençli suşlar dahil), Moraxella (Branhamella) catarrhalis, Neisseria meningitidis, Neisseria gonorhoeae (penisilinaz üreten ve üretmeyen suşlar dahil), Salmonella türleri.   Aeroblar, Gram-pozitif: Staphylococcus aureus ve Staphylococcus epidermidis (penisilinaz üreten türler dahil, metisiline dirençli türler hariç), Streptococcus pyogenes (ve diğer beta-hemolitik streptokoklar), Streptococcus pneumoniae, B grubu streptokoklar (Streptococcus agalactiae), Streptococcus mitis (viridans grup), Bordetella pertussis.   Anaeroblar:  Gram-pozitif ve Gram-negatif koklar (Peptococcus ve Peptostreptococcus türleri dahil), Gram-pozitif basiller (Clostridium türlerinin çoğu dahil), Gram-negatif basiller (Bacteroides ve Fusobacterium türleri dahil), Propionibacterium türleri.   Diğer organizmalar: Borrelia burgdorferi. Aşağıdaki mikroorganizmalar sefuroksime hassas değildir: Clostridium difficile, Pseudomonas türleri, Campylobacter türleri, Acinetobacter calcoacetius, Listeria monocytogenes, metisiline dirençli Staphylococcus aureus, metisiline dirençli Staphylococcus epidermidis, Legionella türleri.   Aşağıdaki bakterilerin bazı suşları sefuroksime duyarlı değildir. Enterococcus (Streptococcus) faecalis, Morganella morganii, Proteus vulgaris, Enterobacter türleri, Citrobacter türleri, Serratia türleri, Bacteroides fragilis.   Zinnat enjektabl ve aminoglikozid antibiyotiklerinin kombinasyonu en azından additif ve bazen sinerjik etki gösterir.

Farmakokinetik Özellikler

Sefuroksim intramüsküler uygulamayı takiben 30 ila 45 dakika içinde doruk düzeylere ulaşır. İntramüsküler veya intravenöz enjeksiyon sonrası serum yarı ömrü yaklaşık 70 dakikadır.Yaşamın ilk haftalarında sefuroksim serum yarılanma ömrü yetişkinlerdekinin 3-5 katı olabilir. Probenesid ile birlikte verilmesi antibiyotiğin itrahını geciktirir ve yüksek serum düzeyleri oluşturur. Kullanılan metodolojiye bağlı olarak proteinlere bağlanma oranı % 33-50’dir.     Büyük bir bölümü ilk 6 saatte atılır.  24 saat içinde verilen ilacın hemen tamamı (% 85-90’ı) değişmemiş sefuroksim şeklinde idrara geçer. Sefuroksim metabolize olmaz ve glomerüler filtrasyon ve tübüler sekresyon ile itrah edilir. Kemik, sinovyal sıvı ve aköz hümörde genel patojenler için minimum inhibitör düzeylerinin üstündeki konsantrasyonlara ulaşabilir. Sefuroksim meninks iltihaplı olduğunda kan beyin bariyerini geçer. Sefuroksim serum düzeyleri diyaliz ile düşürülür.

Farmasötik Şekli

Enjektabl Flakon

Formülü

Beher Zinnat 250 mg enjektabl flakon, 250mg sefuroksime eşdeğerde 264 mg sefuroksim sodyum içerir. Yardımcı madde içermez.

İlaç Etkileşmeleri

Zinnat enjektabl, glikozüri için yapılan enzimatik esasa dayanan testleri bozmaz. Bakırın indirgenmesine dayanan (Benedict, Fehling, Clinitest) metodları hafifçe etkileyebilir. Bununla birlikte bu diğer bazı sefalosporinlerde olduğu gibi hatalı pozitif sonuçlara neden olmaz. Sefuroksim sodyum alan hastalarda kan/plazma glukoz seviyelerini tayin için glukoz oksidaz veya heksokinaz metodları kullanılması tavsiye edilir. Alkalin pikrat ile yapılan kreatinin miktar tayinini etkilemez.   Geçimlilikleri: Zinnat 1.5 g enjektabl flakon’a 15 ml Enjeksiyonluk Su ilavesi ile hazırlanan çözelti Metranidazol enjeksiyonuna katılabilir (500mg/100ml), ikisi birlikte aktivitelerini 250C nin altında 24 saat korurlar. Zinnat 1.5 g enjektabl flakon, azlosilin 1g (15ml içinde) veya 5g (50 ml içinde) ile, 40C de 24 saat, 250C nin altında ise 6 saat geçimlidir. Zinnat enjektabl, yaygın olarak kullanılan intravenöz infüzyon sıvıları ile geçimlidir ve Zinnat enjektabl, oda sıcaklığında, aşağıdaki çözeltiler içinde 24 saat süreyle etkinliğini muhafaza eder.   Sodyum Klorür Enjeksiyon BP % 0.9 a/h, % 5 Dekstroz Enjeksiyon BP, % 0.18 a/h Sodyum Klorür+% 4 Dekstroz Enjeksiyon BP,  % 5 Dekstroz ve %0.9 Sodyum Klorür Enjeksiyon, % 5 Dekstroz ve %0.45 Sodyum Klorür Enjeksiyon, % 5 Dekstroz ve %0.225 Sodyum Klorür Enjeksiyon, % 10 Dekstroz Enjeksiyon, % 10 İnvert Şeker’in Enjeksiyonluk Su’daki çözeltisi, Laktatlı Ringer Enjeksiyonu USP, M/6 Sodyum Laktat Enjeksiyonu, Kompoze Sodyum Laktat Enjeksiyon BP (Hartmann çöz.)   Zinnat enjektabl’ın Sodyum Klorür Enjeksiyon BP % 0.9 a/h ve % 5 Dekstroz Enjeksiyon içindeki stabilitesi hidrokortizon sodyum fosfatın bulunmasından etkilenmez. Zinnat enjektabl % 1’e kadar lidokain hidroklorür içeren sulu çözeltiler ile de geçimlidir. Zinnat enjektabl aşağıdaki intravenöz  infüzyonlarla karıştırıldığında 24 saat oda sıcaklığında geçimlidir: Heparin (10 ve 50 ünite/ml) % 0.9 Sodyum Klorür Enjeksiyon içinde; Potasyum klorür (10 ve 40 mEq) % 0.9 Sodyum Klorür Enjeksiyon içinde.   Geçimsizlikleri: Zinnat enjektabl aminoglikozid antibiyotiklerle birlikte aynı enjektörde karıştırılmamalıdır. % 2.74 a/h Sodyum Bikarbonat Enjeksiyon BP’nin pH’sı çözeltinin rengini etkilediğinden Zinnat enjektabl seyreltilmesi için tavsiye edilmez. Bununla beraber gerektiğinde, infüzyon ile Sodyum Bikarbonat Enjeksiyon alan hastalara Zinnat enjektabl, takılan set içine zerkedilerek verilebilir.

Kontraendikasyonlar

Sefalosporin antibiyotiklerine aşırı duyarlılık.

Kullanım Şekli Ve Dozu

(Hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde)   Bebek ve Çocuklar: 30 ila 100 mg/kg/günlük dozlar üçe ya da dörde bölünerek verilir. Çoğu enfeksiyonlar için 60 mg/kg/günlük doz yeterli olacaktır.   Yeni doğanlar: 30 ila 100 mg/kg/günlük dozlar iki ya da üçe bölünerek verilir.    Menenjit: Zinnat enjektabl duyarlı türlerin sebep olduğu bakteriyel menenjitin tedavisi için uygundur. Aşağıdaki dozlar tavsiye edilir.   Bebek ve çocuklar: 150 ila 250mg/kg/gün i.v. üçe veya dörde bölünerek verilebilir.   Yenidoğanlarda: 100mg/kg/gün i.v.     Uygulama: İntramüsküler: Zinnat 250mg enjektabl flakona 1 ml veya Zinnat 750 mg enjektabl flakona 3ml Enjeksiyonluk Su ilave ediniz. Hafifçe opak bir süspansiyon oluşuncaya kadar çalkalayınız.    İntravenöz: Zinnat 250 mg enjektabl flakon için en az 2 ml, Zinnat 750 mg enjektabl flakon için en az 6 ml ve Zinnat 1.5 g enjektabl flakon için en az 15 ml Enjeksiyonluk Su kullanarak Zinnat enjektablı çözünüz.   İntravenöz infüzyon:Kısa süreli i.v. infüzyon için (30 dakikaya kadar), Zinnat 1.5 g enjektabl flakon 50-100 ml Enjeksiyonluk Su kullanarak çözülebilir. Bu solüsyon direkt olarak damara verilebilir ya da eğer hastaya parenteral sıvılar veriliyorsa takılan set içine zerkedilerek hastaya verilebilir.

Saklama Koşulları

Kuru raf ömrü: Zinnat enjektabl 250C’nin altında saklandığı zaman kullanma süresi 3 yıldır. Yaş raf ömrü: Bütün enjektabl flakonlar sulandırıldıktan sonra tercihan bekletilmeden kullanılmalıdır. Bununla beraber Zinnat enjektabl intramüsküler süspansiyonları ve direkt intravenöz enjeksiyon için hazırlanan sulu çözeltiler 25°C’nin altında saklanırsa 5 saat, soğukta saklanırsa 48 saat süreyle etkinliğini korur. Işıktan koruyunuz.   Hazırlanan Zinnat enjektabl süspansiyon ve çözeltilerinde saklama sırasında renk koyulaşması görülebilir. Zinnat enjektabl (5mg/ml) %5 a/h veya %10 a/h ksilitol enjeksiyonunda 25°C’de 24 saate kadar saklanabilir.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

250 mg sefuroksim (sodyum tuzu) içeren 1 flakon + 2 ml kendinden separatörlü, çözücü Enjeksiyonluk Su ampulü taşıyan, karton kutuda (İ.M. ve İ.V. enjeksiyon için).   250 mg sefuroksim (sodyum tuzu) içeren 50 flakon + 50 adet 2 ml kendinden separatörlü, çözücü Enjeksiyonluk Su ampulü taşıyan hastane ambalajında.

Uyarılar/Önlemler

Penisilin veya diğer beta-laktam antibiyotiklere karşı allerjik reaksiyon geçirmiş hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.   Aynı anda furosemid gibi güçlü diüretikleri veya aminoglikozidleri alan hastalara, yüksek dozda sefalosporin antibiyotikleri, bu kombinasyonlarla böbrek yetmezliği bildirildiğinden dikkatli verilmelidir. Bu hastalarda, yaşlılarda ve daha önceden böbrek yetmezliği olan hastalarda renal fonksiyon kontrol edilmelidir (Bkz: Kullanım Şekli ve Dozu). Menenjit tedavisinde kullanılan diğer terapötik rejimlerde olduğu gibi sefuroksim sodyum ile tedavi edilen az sayıda hastada hafif veya orta derecede işitme kaybı bildirilmiştir. Diğer antibiyotik tedavilerinde olduğu gibi, sefuroksim sodyum enjeksiyonu ile 18 ve 36 ıncı saatlerde yapılan serebrospinal sıvı kültürlerinde Haemophilus influenzaenın pozitif olmaya devam ettiği görülmüştür, bununla beraber bu olayın klinik ilişkisi bilinmemektedir. Ardışık tedavi protokolunda oral tedaviye geçiş zamanı infeksiyonun ciddiyetine, hastanın klinik durumuna ve şüphelenilen patojenlere göre değişiklik gösterir. Eğer 72 saat içinde klinik düzelme görülmezse, tedavi parenteral olarak devam ettirilmelidir.  Hamilelik ve emziren anneler Zinnat enjektabla atfedilebilir embriyopatik ya da teratojenik etkilerin olduğuna dair hiçbir deneysel kanıt yoktur. Fakat tüm ilaçlarda olduğu gibi gebeliğin ilk aylarında Zinnat enjektabl dikkatli verilmelidir. Sefuroksim insan sütü ile de itrah olur, bu nedenle emziren annelere verilirken dikkat edilmelidir.   Gebelik kategorisi: B

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Zinnat enjektabla ait yan etkiler oldukça seyrektir ve genellikle hafif ve geçici tabiattadır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları rapor edilmiştir: Bunlar deri döküntüleri, ürtiker, pruritis, interstisyel nefrit, ilaç ateşi, çok nadiren anaflaksiyi içerir. Diğer sefalosporinlerde olduğu gibi nadiren eritem multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekrolizis (egzantematik nekrolizis) bildirilmiştir. Diğer antibiyotiklerde olduğu gibi, uzun süreli kullanımı duyarlı olmayan organizmaların üremesine neden olabilir (örneğin Candida).  Tedavi sırasında ve sonrasında gastro-intestinal rahatsızlıklar çok nadir olarak psödomembranöz kolit görülebilir. Bazı hastalarda hemoglobin konsantrasyonunda azalma, eozinofili, lökopeni ve nötropeni gibi hematolojik parametrelerde değişiklikler görülebilir. Sefalosporin grubu antibiyotikler alyuvar membranının yüzeyine absorbe olmaya ve ilaca yönelmiş antikorlarla etkileşmeye eğilimlidir; böylece pozitif Coomb’s testi (kanın ‘cross-matching’ini etkileyebilir) ve çok nadiren hemolitik anemi oluşturabilirler.  Özellikle önceden karaciğer hastalığı olanlarda serum karaciğer enzimleri veya serum bilirubin düzeylerinde bazen geçici yükselmeler olmasına rağmen karaciğere zararlı olduğuna dair bir kanıt yoktur. Serum kreatinin ve/veya kan, üre, azot değerlerinde yükselmeler ve kreatinin klirensinde azalma gözlenmiştir. İntramüsküler enjeksiyon yerinde geçici ağrı olabilir. Bu daha çok daha yüksek dozlarda meydana gelir. Ancak bu durum tedavinin kesilmesini genellikle gerektirmez. Nadiren intravenöz enjeksiyonu takiben tromboflebit görülebilir. BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE HEKİMİNİZE BAŞVURUNUZ.

Doz Aşımı

3100’den fazla hastayı kapsayan klinik araştırmalar sırasında Olanzapin ile 67 kazara veya kasıtlı doz aşımı vakası bildirilmiştir. En yüksek doz olan 300 mg’ı alan hastada sadece uyuklama ve dil sürçmesi görülmüştür. Laboratuvar muayeneleri ve EKG normaldir.   Doz aşımı tedavisi : Hastanın Olanzapin ile birlikte başka ilaçlar alıp almadığı araştırılmalıdır. Hava yolları açık tutularak yeterli ventilasyon ve oksijenasyon sağlanmalıdır. Midenin yıkanmasından sonra aktif kömür bulamacı ve laksatif verilebilir. Hasta bilinçsiz ise önce entübasyon yapılmalıdır. Distonik reaksiyon, konvülsiyon ve konfüzyon kusma ve aspirasyona yol açabilir.   Kardiyovasküler sistem sürekli izlenmelidir. Olanzapin için spesifik antidot yoktur. Genel destekleyici yöntemler uygulanır. Hipotansiyon intravenöz sıvı ve sempatomimetik ilaçlarla tedavi edilir. Adrenalin ve dopamin gibi beta-agonist etkisi olan ilaçlardan kaçınılmalıdır; çünkü Olanzapin a1 reseptörleri bloke ettiğinden b reseptörlerin karşılıksız stimülasyonu hipotansiyonu daha da ağırlaştırır.

Endikasyonlar

Şizofreni Zyzapin, şizofreninin başlangıç ve idame tedavisinde endikedir.   Bipolar Bozukluk   Monoterapi Zyzapin monoterapi şeklinde, Bipolar I Bozuklukta görülen akut mikst veya manik epizodların akut ve idame tedavisinde endikedir.   Kombine Tedavi Zyzapin, lityum veya valproat ile kombinasyon şeklinde, Bipolar I Bozuklukla ilişkili akut mikst veya manik epizodların kısa dönem tedavisinde endikedir.

Farmakodinamik Özellikler

Olanzapin bir monoaminerjik reseptör antagonisti olup aşağıdaki reseptörlere yüksek afinite ile bağlanır : Serotonin 5HT2A/2C, dopamin D1-4, muskarinik M1-5, histamin H1 ve adrenerjik a1 reseptörler. Olanzapin ayrıca daha zayıf bir afinite ile GABAA, benzodiazepin ve  b adrenerjik reseptörlere de bağlanır. Olanzapin’in şizofreni tedavisindeki etkinliğinin mekanizması bilinmemekle birlikte dopamin ve serotonin (5HT2) reseptörlerinde yaptığı antagonizma yoluyla olduğu ileri sürülmüştür. Bipolar I tipi bozuklukla birlikte olan mani ataklarının tedavisindeki etki mekanizması ise bilinmemektedir. Olanzapin’in çeşitli reseptör tiplerine bağlanması ilacın diğer terapötik ve yan etkilerini de açıklayabilmektedir : Bunlar arasında antikolinerjik etkiler (muskarinik M1-5 reseptörler), uyuklama (histamin H1 reseptörleri), ortostatik hipotansiyon (adrenerjik a1 reseptörleri) sayılabilir.

Farmakokinetik Özellikler

Absorpsiyon : Olanzapin oral yolla iyi absorbe olur ve yaklaşık 6 saatte doruk plazma konsantrasyonuna erişir. Besinler absorpsiyon hızını ve miktarını etkilemez. Klinik doz aralığında lineer farmakokinetik özellik gösterir.  Dağılım : Olanzapin vücutta yaygın bir dağılım gösterir. Dağılım hacmi yaklaşık 1000 L’dir. 7 – 1100 ng/ml konsantrasyon aralığında plazma proteinlerine % 93 oranında bağlanır (albumin ve a1 asit glukoprotein). Yarılanma ömrü 21 – 54 saat (ortalama 36 saat), görünür plazma klirensi 12 – 47 L/saat (ortalama 25 L/saat)’tir. Olanzapin diyalizle kandan uzaklaştırılamaz.   Metabolizma : 14C karbon ile işaretlenmiş Olanzapin’in tek doz olarak oral yolla verilmesinden sonra verilen dozun % 7’si değişmemiş molekül olarak idrarla atılır. Bu da ilacın büyük ölçüde metabolize olduğunu gösterir. Plazmada, Olanzapin, total radyoaktivite eğrisinin altındaki alanın (EAA) sadece % 12’sini oluşturur ki bu da metabolitlerden etkilenmenin (exposure) yüksek oranda olduğunu gösterir. Yinelenen dozlardan sonra kararlı durumda plazmadaki başlıca Olanzapin metabolitleri Olanzapin’in plazma konsantrasyonunun % 44’ünü oluşturan 10-N glukuronid ve Olanzapin konsantrasyonunun % 31’ini oluşturan 4’-N-demetil olanzapindir. Her iki metabolit de bildirilen konsantrasyonlarda farmakolojik aktivite göstermez. Olanzapin başlıca doğrudan glukuronidasyon ve sitokrom P450 (CYP) tarafından oksidasyonla metabolize olur. İn vitro araştırmalar Olanzapin’in oksidasyonunda CYP1A2, CYP2D6 ve flavin içeren monooksijenaz sisteminin rolü olduğunu göstermiştir. İn vivo CYP2D6 yoluyla oksidasyon fazla önem taşımaz; çünkü bu enzimi olmayan kimselerde Olanzapin klirensi azalmaz. Atılım : Verilen bir Olanzapin dozunun % 57’si idrarla, % 30’u feçes ile vücuttan atılır Özel Hasta Grupları   Böbrek Hastalığı : Olanzapin’in sadece % 7’si idrarla atıldığından böbrek hastalarında Olanzapin kinetiği değişmez ve doz ayarlaması gerekmez.   Karaciğer Hastalığı : Her ne kadar karaciğer hastalığında klirensin azalması beklenirse de yapılan bir araştırmada Child Pugh Klas A ve B karaciğer hastalarında Olanzapin farmakokinetiğinin değişmediği veya çok az değiştiği görülmüştür.   Yaş : Yaşlılarda (> 65 yaş) Olanzapin’in yarı ömrü 1.5 kat daha uzundur. Dozlamada bu durum dikkate alınmalıdır.   Cinsiyet : Kadınlarda klirens erkeklere göre % 30 daha düşüktür. Ancak bu durum etkinliği ve yan etkilerin sıklığını etkilemez.   Sigara : Sigara içenlerde klirens % 40 daha yüksektir; ancak bu durum rutin olarak doz ayarlaması yapılmasını gerektirmez. Faktörlerin kombinasyonu : Yaş, cinsiyet ve sigara bir arada alındığında popülasyonlar arasında önemli farmakokinetik farklar doğabilir. Örneğin genç, sigara içen erkeklerde klirens, yaşlı ve sigara içmeyen kadınlardan 3 kat daha yüksek olabilir

Farmasötik Şekli

FİLM TABLET

Formülü

Her film tablet; 10 mg Olanzapin içerir. Boyar madde olarak; Titanyum dioksit kullanılmıştır.

İlaç Etkileşmeleri

Olanzapin’in diğer ilaçlara etkisi :   Olanzapin merkezi sinir sistemini etkileyen diğer ilaçlarla ve alkolle birlikte alınacağında dikkatli olunmalıdır. Olanzapin hipotansiyon yapabildiğinden antihipertansif ilaçların etkisini şiddetlendirebilir. Olanzapin levodopanın ve dopamin agonistlerinin etkilerini antagonize edebilir.   Diğer ilaçların Olanzapin’e etkisi :   Omeprazol ve Rifampin gibi CYP1A2 endüktörleri Olanzapin klirensini arttırabilir. Fluvoksamin gibi CYP1A2 inhibitörleri ise Olanzapin eliminasyonunu azaltabilir; ancak Olanzapin çoklu enzim sistemiyle metabolize olduğundan bunlardan fazla etkilenmesi beklenmez.   Aktif kömür : 1 g aktif kömür Olanzapin’in Cmax’ını (maksimum plazma konsantrasyonu) ve EAA’sını (Eğrinin Altındaki Alan) % 60 azaltır. Aktif kömür Olanzapin zehirlenmesinde faydalı olabilir.   Simetidin, Alüminyum ve Magnezyum içeren antasidler : Olanzapin’in oral biyoyararlanımını etkilemez.   Karbamazepin : Günde 2 kez 200 mg dozda verildiğinde Olanzapin klirensini % 50 arttırır.   Etanol : 45 mg / kg’lık tek dozda Olanzapin farmakokinetiğini etkilemez.   Fluoksetin : Olanzapin kan konsantrasyonunda hafif artışa neden olur. Doz ayarlaması gerekmez.   Valproat : İn vitro denemelerde valproat ile Olanzapin’in birbiriyle etkileşim potansiyeli görülmemiştir.   St. John’s Wort : Bu herbal ilaç Olanzapin’in kan seviyelerini düşürerek onun antipsikotik etkisini azaltabilir. Bir hasta her iki ilacı birlikte alıyorsa St. John’s Wort’un birden kesilmesi Olanzapin’in kan düzeylerini tehlikeli bir şekilde yükseltebilir.   Olanzapin’in aşağıdaki ilaçlarla klinikte etkileşimi görülmemiştir : İmipramin, desipramin, varfarin, alkol, diazepam, N-demetil diazepam, lityum, biperiden, teofilin ve metabolitleri. Bununla beraber Olanzapin’in alkol veya diazepam ile birlikte alınması, Olanzapin’in tek başına kullanımı sonucu da görülen ortostatik hipotansiyonu potansiyalize etmektedir.

Kontraendikasyonlar

Olanzapin preparatın içindeki maddelerden herhangi birine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Şizofreni   Başlangıç Tedavisi   Tedaviye günde 5 mg’lık veya 10 mg’lık doz ile başlanır ve birkaç gün içinde günde 10 mg’lık doza erişmek hedeflenir. İlaç günde 1 kere ve yemek saatleri gözetilmeksizin alınır.   Doz ayarlaması gerektiğinde artırma veya azaltma işlemi 5 mg’lık doz fraksiyonu ile yapılır. Ayarlamalar en az 1 hafta ara ile yapılmalıdır; çünkü Olanzapin’in kararlı durum konsantrasyonları 1 haftada oluşur. İlacın antipsikotik etkisi 10 mg – 15 mg’lık doz aralığında görülür. Bununla beraber 15 mg’lık dozun 10 mg’a üstünlüğü gösterilmiş değildir. 20 mg’ın üstünde dozlarla klinik deneyim yoktur. Zayıf ve güçsüz hastalarda, sigara içmeyen ve 65 yaşın üstünde olan kadın hastalarda tedaviye 5 mg dozla başlanması önerilir.   İdame Tedavisi   Klinik çalışmalarda, 8 hafta süreyle 10 mg / gün ve 20 mg / gün arasında Olanzapin dozları ile stabil hale gelen şizofreni hastalarında 8 aya varan idame tedavi süreleri bildirilmiştir.   Olanzapin tedavisinin ne kadar sürdürülmesi gerektiği ile ilgili herhangi kesin bir bilgi mevcut olmadığından, ilaca hastadaki iyileşmeyi sürdürecek en düşük dozda ve en kısa süre boyunca devam edilmesi önerilir.   Bipolar Bozukluk   Monoterapi   Başlangıç dozu günde 10 mg – 15 mg olup ilaç günde 1 kez ve yemek saatleri dikkate alınmadan verilir. Doz ayarlamaları 5 mg’lık dozlar şeklinde ve 24 saatten daha sık olmamak üzere yapılır. Antimanik etki günde 5 mg – 20 mg dozlarla 1 ay içinde görülür. 20 mg’ın üstündeki dozların emniyeti ve etkinliği araştırılmamıştır. Her ne kadar iyileşmenin sürdürülmesi ve nükslerin önlenmesi için uzun süreli idame tedavisi arzu edilirse de 1 aydan daha uzun süreli Olanzapin tedavisi konusunda klinik veri mevcut değildir.   Kombinasyon Tedavisi   Olanzapin, lityum ve valproat ile kombine edileceği zaman başlangıç dozu yemek saatleri dikkate alınmaksızın günde 1 kez olmak üzere 10 mg şeklindedir.  

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

ZYZAPİN® 5 mg FİLM TABLET, 28 Film Tablet içeren blister ambalajda, karton kutuda.    

Saklama Koşulları

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.   25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, kuru bir yerde ve ışıktan koruyarak saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

ZYZAPİN® 10 mg FİLM TABLET, 28 Film Tablet içeren blister ambalajda, karton kutuda.

Uyarılar/Önlemler

Uyarılar :   Hiperglisemi ve Diabetes mellitus : Olanzapin’i de içeren atipik antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda hiperglisemi bildirilmiştir. Bu bazı vakalarda ağır, ketoasidoz veya hiperosmolar koma ile komplike ve ölümcül olabilmektedir. Epidemiyolojik araştırmalar atipik antipsikotiklerle tedavi gören hastalarda hiperglisemi riskinin arttığını göstermiştir. Diabetes mellitus hastalarına antipsikotik tedavi yapılırken glisemik kontrolün kötüye gidip gitmediği dikkatle izlenmelidir. Diyabet riski olan hastalarda (obezite, ailede diyabet hastalığı) açlık kan şekeri, tedaviye başlarken ve ondan sonra periyodik olarak ölçülmelidir. Atipik antipsikotiklerle tedavi gören hastalar poliüri, polidipsi, polifaji ve kuvvetsizlik gibi  diyabet semptomları için dikkatle gözlenmelidir. Bazı vakalarda ilacın kesilmesi ile hiperglisemi kaybolabilir, bazı vakalarda ise ilaç kesilse de diyabet semptomları sürer.   Demansla ilgili psikozlar : Plasebo kontrollü klinik araştırmalarda demansla birlikte psikozu olan yaşlı hastalarda Olanzapin tedavisi görenlerde ölüm oranı (% 3.5), plasebo verilenlerdekine göre (% 1.5) daha yüksek bulunmuştur. Bu artışa neden olan risk faktörleri ileri yaş (> 80), sedasyon, benzodiazepin kullanımı ve akciğer hastalıkları (pnömoni, aspirasyon)’dır. Olanzapin demansla ilgili psikozların tedavisi için onaylanmış değildir. Diğer yeni nesil (atipik) antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi bu ilaç da demansı olan yaşlı hastaların psikozlarında kullanıldığında serebrovasküler olaylar, enfeksiyon, kalp yetmezliği ile ani ölüm v.b. nedenlerle ölüm riskinde artışa neden olma olasılığı taşımaktadır.   Demansı olan yaşlı hastalarda serebrovasküler advers olaylar ve inme : Demansla ilgili psikozu olan yaşlı hastalarda Olanzapin tedavisi sırasında serebrovasküler advers olaylar (inme, geçici iskemik ataklar) bildirilmiştir. Olanzapin demansla ilgili psikozların tedavisi için onaylanmış değildir.   Nöroleptik Malin Sendrom (NMS) : Olanzapin dahil atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi gören hastalarda bildirilen ve potansiyel olarak ölümcül olduğu söylenen bir semptom kompleksidir. Klinik belirtileri hiperpireksi, müsküler rijidite, mental durumda değişme ve otonomik instabilite belirtileridir (nabız veya kan basıncında düzensizlik, taşikardi, aşırı terleme ve kalp ritminde bozukluklar). Bunlara ek olarak kreatin fosfokinazda yükselme, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut renal yetmezlik görülebilir.   NMS’nin tedavisi için : 1) Antipsikotik ilaç ve tedavi için mutlaka gerekli olmayan diğer ilaçlar derhal kesilmelidir, 2) Yoğun semptomatik tedavi uygulanmalı ve hasta yakından izlenmelidir, 3) Hastanın ayrıca ciddi bir tıbbi problemi varsa o da tedavi edilmelidir. NMS’nin spesifik farmakolojik tedavisi üzerinde fikir birliği yoktur. NMS iyileştikten sonra yeniden Olanzapin tedavisi gerekiyorsa hasta yakından izlenmelidir; çünkü NMS’nin nüksedebildiği bildirilmiştir.   Tardif diskineziler : Antipsikotik ilaç tedavisi gören hastalarda potansiyel olarak geri dönüşümsüz olan ve istem dışı, diskinetik hareketlerle kendini gösteren bir sendrom gelişebilir. Tardif diskinezinin ortaya çıkma ve geri dönüşümsüz olma olasılığı tedavinin uzaması ve hastaya verilen total kümülatif antipsikotik dozunun artması ile artar. Nadir olarak kısa süreli ve düşük dozda ilaç kullanılan tedavilerde de ortaya çıkabilir. Antipsikotik ilaç tedavisi kesildiğinde sendrom kısmen veya tamamen gerileyebilir. Yerleşmiş bir sendromun bilinen bir tedavisi yoktur. Antipsikotik ilaç tedavisi sendromun belirtilerini maskeleyebilir. Bunun sendromun gelişmesi üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Tardif diskinezi belirme olasılığını en aza indirmek için Olanzapin, kronik antipsikotik ilaç tedavisine gereksinimi olan ve daha güvenli alternatif tedavilerin bulunmadığı vakalarda kullanılmalıdır. Kısa süreli Olanzapin tedavilerinde etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır. Olanzapin tedavisi sırasında tardif diskinezi semptomları belirirse ilacın kesilmesi düşünülür. Ancak bazı vakalarda sendroma rağmen tedaviye devam etmek gerekebilir.   Önlemler :   Ortostatik hipotansiyon : Baş dönmesi, senkop, taşikardi şeklinde belirir. a1-reseptör blokuna bağlı olabilir. Önlenmesi için tedaviye 5 mg dozla başlanır. Doz artırımı uzun aralarla yapılır. Kardiyovasküler hastalığı olanlarda ilaç dikkatle kullanılmalıdır.   Konvülsiyon : Olanzapin geçmişte konvülsiyon geçirmiş olan ya da konvülsiyon eşiği düşük olanlarda (örneğin yaşlılar ve Alzheimer hastalığı) dikkatle kullanılmalıdır.   Hiperprolaktinemi : Dopamin D2 reseptörlerini inhibe eden bütün ilaçlarda olduğu gibi Olanzapin ile de serum prolaktin düzeyinde hafif yükselme görülebilir. Her ne kadar bazı hastalarda galaktore, jinekomasti, amenore, impotans gibi şikayetlere yol açarsa da genelde asemptomatiktir.   Transaminaz yükselmesi : Hastaların % 2’sinden azında görülür. İlacın kesilmesiyle normale döner. Olanzapin karaciğer hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.   Psikolojik ve Motor fonksiyonlar : Uyuklama Olanzapin alan hastalarda plasebo alanlara göre daha sık görülebilir ve bazen tedaviye ara vermeyi gerektirecek derecede olabilir. Bu belirti dozla orantılıdır. Olanzapin uyanıklık, düşünce ve motor performansı etkileyebileceğinden motorlu araç ve makine kullananlar ilacın kendilerini engellemeyeceğinden emin olmadıkça araç ve makine kullanmamalıdırlar.   Disfaji : Antipsikotik ilaç alanlarda özofagusta dismotilite, disfaji ve aspirasyon pnömonisi görülebilir. Özellikle Alzheimer hastaları bu riski taşır. Olanzapin aspirasyon pnömonisi riski olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.   Gebelikte ve Emzirme Döneminde Kullanım :   Gebelikte kullanım : Gebelik kategorisi C’dir. Olanzapin’in deneysel araştırmalarda yüksek dozda embriyotoksik etkisi görülmüştür. Hamile kadınlarda yapılmış yeterli ve iyi kontrollü araştırma mevcut değildir. Olanzapin hamile kadınlarda ancak doktor tavsiyesi ile kullanılmalı, anneye sağlayacağı faydalarla fetus için potansiyel riskleri tartılmalıdır.   Emzirme döneminde kullanım : Olanzapin’in deneysel araştırmalarda süte geçtiği bildirilmektedir. İnsanlarda anne sütüne geçip geçmediği ise bilinmemektedir; ancak insanlarda birçok ilaç anne sütüne geçtiğinden Olanzapin alan annelerin emzirmeden kaçınmaları gerekir.   Araç ve Makine Kullanımına Etkisi : Olanzapin alanlarda uyuklama, baş dönmesi, titreme gibi yan etkiler görülebilir. Hastalar ilacın kendilerini nasıl etkileyeceğini iyice öğrenmeden motorlu araç ve makine kullanmaktan kaçınmalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Gerek şizofreni gerekse bipolar mani tedavisi sırasında yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakanların sayısı Olanzapin ve plasebo alan gruplarda birbirinden farklı bulunmamıştır.   Olanzapin alan hastalarda % 5 veya daha fazla sıklıkta görülüp plasebo grubunda daha seyrek görülen yan etkiler şunlardır : Postural hipotansiyon, kabızlık, kilo alma, baş dönmesi, davranış bozukluğu, akatizi, uyuklama, asteni, ağız kuruluğu, dispepsi, iştah artışı, titreme. Plasebo grubuna göre daha sık ve % 2’nin üstünde bir sıklıkta görülen yan etkiler şunlardır :   Bütün vücut : Asteni, ateş, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, kazara incinme.   Kardiyovasküler sistem : Postural hipotansiyon, taşikardi, hipertansiyon.   Sindirim sistemi : Ağız kuruluğu, kabızlık, dispepsi, kusma, iştah artışı.   Kan ve Lenf sistemi : Ekimoz.   Metabolik ve Nütrisyonel hastalıklar : Kilo alma, periferik ödem.   Kas-İskelet sistemi : Ekstremite ağrısı, eklem ağrısı.   Sinir sistemi : Uyuklama, uykusuzluk, baş dönmesi, karın ağrısı, titreme, akatizi, hipertoni, konuşma bozukluğu.   Solunum sistemi : Rinit, öksürük, farenjit.   Duyu organları : Ambliyopi.   Ürogenital sistem : İdrar inkontinansı, idrar yolları enfeksiyonu.   Ekstrapiramidal yan etkiler : Parkinson semptomları, hipertoni, hipokinezi, maske yüz, akatizi, distoni, diskinezi, torticollis, miyoklonus, okulojirik kriz.     Bipolar mani’de kombinasyon tedavisi : Bipolar mani nedeniyle lityum veya valproat monoterapisi gören hastalara ek olarak Olanzapin verildiğinde yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranı % 11 olarak bulunmuştur. Olanzapin verilmeden lityum veya valproat monoterapisi sürdürüldüğünde ise tedaviyi bırakma oranı % 2’dir. Kombinasyon tedavisi sırasında tedavinin kesilmesini gerektiren semptomlar uyuklama (% 3), vücut ağırlığında artış (% 1) ve periferik ödemdir (% 1). Bipolar mani’de Olanzapin ile lityum veya valproat kombinasyonu tedavisi sırasında en sık (> % 5) bildirilen yan etkiler; ağız kuruluğu, vücut ağırlığında artış, iştah artışı, baş dönmesi, sırt ağrısı, kabızlık, konuşma bozukluğu, salivasyonda artış, amnezi ve parestezidir.   Ekstrapiramidal semptomlar : Plasebo kontrollü klinik araştırmalarda şizofreninin Olanzapin ile tedavisi sırasında bildirilen ekstrapiramidal semptomar distoni, parkinsonizm, akatizi, diskinezi ve miyoklonustur.   Doza bağlı yan etkiler : Aşağıdaki yan etkilerin sıklığı Olanzapin dozunun artması ile artar : Asteni, ağız kuruluğu, bulantı, uyuklama, titreme.   Laboratuvar bulgularında değişmeler : Olanzapin tedavisi sırasında SGOT, SGPT, GGT, serum prolaktini, eozinofil sayısı ve CPK’de asemptomatik artışlar gözlenmiştir.   Pazarlama sonrası raporlar : Olanzapin’in pazarlanmasından sonra bildirilen aşağıdaki yan etkiler her ne kadar Olanzapin tedavisi sırasında görülmüşse de Olanzapin ile nedensellik bağlantıları olması gerekmez : Alerjik reaksiyon (anafilaktoid reaksiyon, anjioödem, pruritus, ürtiker), diyabet koması, pankreatit, priapizm, rabdomiyoliz ve venöz tromboembolizm (akciğer embolisi ve derin ven trombozu).   BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.