İlaç SınıfıBeşeri Yerli İlaç
İlaç Alt SınıfıİEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
İlaç FirmasıZOFER
Birim Miktarı 10
ATC KoduA04AA01
ATC AçıklamasıOndansetron
NFC KoduBC
NFC AçıklamasıAğızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu KoduA08690
Orijinal / Jenerik TürüJenerik
Satış Fiyatı121,62 TL (2 Mart 2020)
Önceki Satış Fiyatı108,59 TL (18 Şubat 2019)
Barkodu
Kurumun Karşıladığı45,21 TL
Reçete TipiNormal Reçete
Temin Yeriİlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eşdeğer KoduE179D

İlaç Etken Maddeleri

  • ondansetron hidroklorür (8 mg)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Ondansetron’un aşırı dozajı hakkında çok az bilgi vardır.Nitekim önerilen dozun 10 katı kadar ilaç alan dört hastada sadece minör advers etkiler görülmüştür. Aşırı dozdan şüphelenildiği durumlarda semptomatik ve destekleyici tedavi uygulaması uygundur.

Endikasyonlar

Ondansetron, sitotoksik kemoterapi ve radyoterapi nedeni ile oluşan bulantı ve kusmaların kontrol altına alınmasında endikedir. Ayrıca Ondansetron, post-operatif kusma ve bulantı belirtilerinin tedavisi ve önlenmesinde de kullanılabilir,

Farmakodinamik Özellikler

Ondansetron, kuvvetli ve yüksek seçiciliği olan bir 5HT3 reseptör antagonistidir. Bulantı ve kusmanın kontrolündeki etkisi tam olarak bilinmemektedir, Kemoterapotik ajanlar ve radyoterapi ince barsakta 5HT salımına neden olabilirler. 5 HT, ince barsakta 5HT3 reseptörleri yolu ile vagal afferentleri aktive ederek, kusma refleksini indükler. Ondansetron kusma refleksini bloke eder. Vagal afferentlerin aktivasyonu, öte yandan dördüncü ventrikül tabanında bulunan postrema bölgesinde de 5HT salımına neden olarak, merkezi bir mekanizma ile emezisi artırır. Dolayısı ile Ondansetron sitotoksik tedavi ve radyoterapide meydana gelen bulantı ve kusmanın kontrol altında tutulmasında periferal ve santral sinir sisteminde bulunan nöronların 5HT3 reseptörleri üzerinde antagonist etki gösterir.

Farmakokinetik Özellikler

Ondansetron’un oral ve intravenöz dozu takiben dağılımı benzer olup, terminal eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 3 saattir. Plazma proteinlerine bağlanması % 70-76 civarındadır.

Farmasötik Şekli

Ampul

Formülü

Her ampul intravenöz uygulamaya mahsus 2 ml sulu çözelti içinde 4 mg Ondansetron ( hidroklorür dihidrat olarak) yardımcı madde olarak 1 mg sitrik asit ,0.5 mg sodyum sitrat, 18 mg sodyum klorür içerir. Steril ve apirojendir.

İlaç Etkileşmeleri

Ondansetron bir infüzyon pompası veya şırınga pompası yardımı ile 1 mg/saat hızda intravenöz infüzyon şeklinde uygulanabilir. Aşağıdaki ilaçlar Ondansetron verme setinin Y – kısmından Ondansetron’un 16-160 u g/ml (Örneğin sırası ile; 8 mg/500 ml ve 8 mg/50 ml konsantrasyonları ile beraber verilebilir). Sisplatin: 1-8 saat süre ile 0.48 mg/ml konsantrasyona kadar uygulanabilir. (Örneğin; 240 mg/500 ml) 5-Florourasil: 20 ml / saat (500 ml / 24 saat) hızla ve 0.8 mg / ml konsantrasyona kadar uygulanır (örneğin 2.4 g/3 litre veya 400 mg / 500 ml). 5 – Florourasil’in daha yüksek konsantrasyonları Ondansetron’un çökmesine neden olabilir. 5 – Florourasil infüzyonu içerisinde en çok %0.045 a/h magnezyum klorür katkısı bulunması bir sorun teşkil etmez. Karboplatin: 10 dakikadan 1 saate kadar 0.18-9.9 mg / ml konsantrasyonlar arasında uygulanır. (Örneğin 90 mg/500 ml-990mg/100ml) Etoposid: Yarım saatden 1 saate kadar 0.14-0.25 mg/ml (örneğin 72 mg / 500 ml veya 250 mg /1 litre) konsantrasyonlar arasında uygulanır. Seftazidim : 5 dakikaya kadar intravenöz bolus enjeksiyon şeklinde 250-2000 mg doz aralığında (örneğin; 2.5 ml 250 mg için ve 10 ml 2g seftazidim için) enjeksiyonluk su BP ile rekonstitüe edilerek kullanılır. Siklofosfamid: 5 dakikaya kadar intravenöz bolus enjeksiyon şeklinde 100-1000 mg doz aralığında (100 mg Siklofosfamid için 5 ml ) enjeksiyonluk su BP ile rekonstitüe edilerek kullanılır. Doksorubisin: 5 dakikaya kadar intravenöz bolus enjeksiyon şeklinde 10-100 mg doz aralığında ( 10 mg doksorubisine 5 ml olacak şekilde) enjeksiyonluk su BP ile rekonstitüe edilerek kullanılır.

Kontraendikasyonlar

İlacın içerdiği maddelere karşı aşırı duyarlılık durumlarında kullanılmamalıdır.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Hekim tarafından başka bir şekilde tavsiye edilmediği takdirde; Emetojenik etkisi yüksek olan kemoterapi uygulamalarında (Örneğin Sisplatin): Kemoterapiden hemen önce yavaş uygulanan intravenöz enjeksiyon ya da 15 dakikalık infüzyon şeklinde 8 mg Ondansetron ve bunu müteakiben 24 saat süre ile 1 mg / saatlik sürekli intravenöz infüzyon ya da 4 saat aralıklarla 2 kez 15 dakikalık intravenöz infüzyon şeklinde 8’er mg Ondansetron uygulanır. Her iki tedavi rejimi de 5 güne kadar 12 saatte bir oral yolla 8 mg Ondansetron uygulaması ile devam eder. Emetojenik etkisi daha düşük olan kemoterapi uygulamalarında (örneğin siklofosfamid, doksorubisin, karboplatin): Yavaş uygulanan intravenöz infüzyon şeklinde veya 15 dakikalık infüzyon şeklinde veya kemoterapiden 1-2 saat önce oral olarak 8 mg Ondansetron uygulanır. Müteakiben 5 güne kadar 12 saatte bir oral yolla 8 mg Ondansetron verilir. Radyoterapi kökenli bulantı ve kusmalar: 12 saatte bir oral olarak 8 mg uygulanır. İlk doz radyoterapiden 1-2 saat önce alınmalıdır.Tedavinin süresi radyoterapinin süresine bağlıdır. Çocuklar: Kemoterapiden hemen önce tek bir intravenöz enjeksiyon şeklinde 5 mg/m2 dozunda verilebilir, takiben 12 saat sonra 4 mg oral olarak devam edilir. İlk uygulanan tedaviyi takiben 5 güne kadar günde 2 kere 4 mg oral olarak verilebilir. Yaşlılar: 65 yaşın üzerindeki hastalarda Ondansetron’un etkinliği ve toleransı genç yetişkinlerde gözlenen duruma benzerlik gösterir. Dolayısı ile yaşlı hastalarda, dozaj ve uygulama şeklinin değiştirilmesi gerekmez.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Zofer® 8 mg/4ml Enjeksiyonluk Solüsyon İçeren Ampul, karton kutuda Zofer® 8 mg Film Tablet 6 ve 10 tabletlik blister ambalajlarda, karton kutuda Zofer® 8 mg Film Tablet 6 ve 10 tabletlik blister ambalajlarda, karton kutuda

Saklama Koşulları

Ondansetron enjeksiyonu ışıktan korunmalıdır. Başka bir özel saklama koşulu gerekli değildir.Ondansetron enjeksiyonu başka herhangi bir ilaçla beraber aynı şırınga ve enfüzyon içinde verilmemelidir.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Zofer® 8 mg/ 4 ml Enjeksiyonluk Solüsyon İçeren Ampul, karton kutuda.

Uyarılar/Önlemler

Yeni Doğanlar, Çocuklar, Hamileler, Emziren Kadınlar için Uyarılar Yeni Doğanlar: Endikasyonları nedeni ile yeni doğanlarda kullanılmaz. Emziren Anneler: Ondansetron deney hayvanlarının sütüne geçmektedir. Bu nedenle emziren annelerin ilaç aldıkları sürece emzirmemeleri tavsiye edilir. Çocuklar: Eğer endike ise uygun dozlarda çocuklarda kullanılabilir. 3 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmez. Hamile kadınlar: Hamilelik döneminde güvenilirliği kanıtlanmadığı için hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Ciddi ve geri dönüşlü olmayan advers etki bildirilmemiştir. Ondansetron genellikle iyi tolere edilir. Muhtemelen barsakta bulunan 5HT3 reseptörleri nedeni ile konstipasyon en yaygın olarak görülen yan etkidir. Ondansetron kalın barsaktan geçiş süresini arttırır. Başağrısı, başta ve epigastriumda kızarma ve sıcaklık duygusu gibi yan etkiler görülebilir. BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ

Doz Aşımı

3100’den fazla hastayı kapsayan klinik araştırmalar sırasında Olanzapin ile 67 kazara veya kasıtlı doz aşımı vakası bildirilmiştir. En yüksek doz olan 300 mg’ı alan hastada sadece uyuklama ve dil sürçmesi görülmüştür. Laboratuvar muayeneleri ve EKG normaldir.   Doz aşımı tedavisi : Hastanın Olanzapin ile birlikte başka ilaçlar alıp almadığı araştırılmalıdır. Hava yolları açık tutularak yeterli ventilasyon ve oksijenasyon sağlanmalıdır. Midenin yıkanmasından sonra aktif kömür bulamacı ve laksatif verilebilir. Hasta bilinçsiz ise önce entübasyon yapılmalıdır. Distonik reaksiyon, konvülsiyon ve konfüzyon kusma ve aspirasyona yol açabilir.   Kardiyovasküler sistem sürekli izlenmelidir. Olanzapin için spesifik antidot yoktur. Genel destekleyici yöntemler uygulanır. Hipotansiyon intravenöz sıvı ve sempatomimetik ilaçlarla tedavi edilir. Adrenalin ve dopamin gibi beta-agonist etkisi olan ilaçlardan kaçınılmalıdır; çünkü Olanzapin a1 reseptörleri bloke ettiğinden b reseptörlerin karşılıksız stimülasyonu hipotansiyonu daha da ağırlaştırır.

Endikasyonlar

Şizofreni Zyzapin, şizofreninin başlangıç ve idame tedavisinde endikedir.   Bipolar Bozukluk   Monoterapi Zyzapin monoterapi şeklinde, Bipolar I Bozuklukta görülen akut mikst veya manik epizodların akut ve idame tedavisinde endikedir.   Kombine Tedavi Zyzapin, lityum veya valproat ile kombinasyon şeklinde, Bipolar I Bozuklukla ilişkili akut mikst veya manik epizodların kısa dönem tedavisinde endikedir.

Farmakodinamik Özellikler

Olanzapin bir monoaminerjik reseptör antagonisti olup aşağıdaki reseptörlere yüksek afinite ile bağlanır : Serotonin 5HT2A/2C, dopamin D1-4, muskarinik M1-5, histamin H1 ve adrenerjik a1 reseptörler. Olanzapin ayrıca daha zayıf bir afinite ile GABAA, benzodiazepin ve  b adrenerjik reseptörlere de bağlanır. Olanzapin’in şizofreni tedavisindeki etkinliğinin mekanizması bilinmemekle birlikte dopamin ve serotonin (5HT2) reseptörlerinde yaptığı antagonizma yoluyla olduğu ileri sürülmüştür. Bipolar I tipi bozuklukla birlikte olan mani ataklarının tedavisindeki etki mekanizması ise bilinmemektedir. Olanzapin’in çeşitli reseptör tiplerine bağlanması ilacın diğer terapötik ve yan etkilerini de açıklayabilmektedir : Bunlar arasında antikolinerjik etkiler (muskarinik M1-5 reseptörler), uyuklama (histamin H1 reseptörleri), ortostatik hipotansiyon (adrenerjik a1 reseptörleri) sayılabilir.

Farmakokinetik Özellikler

Absorpsiyon : Olanzapin oral yolla iyi absorbe olur ve yaklaşık 6 saatte doruk plazma konsantrasyonuna erişir. Besinler absorpsiyon hızını ve miktarını etkilemez. Klinik doz aralığında lineer farmakokinetik özellik gösterir.  Dağılım : Olanzapin vücutta yaygın bir dağılım gösterir. Dağılım hacmi yaklaşık 1000 L’dir. 7 – 1100 ng/ml konsantrasyon aralığında plazma proteinlerine % 93 oranında bağlanır (albumin ve a1 asit glukoprotein). Yarılanma ömrü 21 – 54 saat (ortalama 36 saat), görünür plazma klirensi 12 – 47 L/saat (ortalama 25 L/saat)’tir. Olanzapin diyalizle kandan uzaklaştırılamaz.   Metabolizma : 14C karbon ile işaretlenmiş Olanzapin’in tek doz olarak oral yolla verilmesinden sonra verilen dozun % 7’si değişmemiş molekül olarak idrarla atılır. Bu da ilacın büyük ölçüde metabolize olduğunu gösterir. Plazmada, Olanzapin, total radyoaktivite eğrisinin altındaki alanın (EAA) sadece % 12’sini oluşturur ki bu da metabolitlerden etkilenmenin (exposure) yüksek oranda olduğunu gösterir. Yinelenen dozlardan sonra kararlı durumda plazmadaki başlıca Olanzapin metabolitleri Olanzapin’in plazma konsantrasyonunun % 44’ünü oluşturan 10-N glukuronid ve Olanzapin konsantrasyonunun % 31’ini oluşturan 4’-N-demetil olanzapindir. Her iki metabolit de bildirilen konsantrasyonlarda farmakolojik aktivite göstermez. Olanzapin başlıca doğrudan glukuronidasyon ve sitokrom P450 (CYP) tarafından oksidasyonla metabolize olur. İn vitro araştırmalar Olanzapin’in oksidasyonunda CYP1A2, CYP2D6 ve flavin içeren monooksijenaz sisteminin rolü olduğunu göstermiştir. İn vivo CYP2D6 yoluyla oksidasyon fazla önem taşımaz; çünkü bu enzimi olmayan kimselerde Olanzapin klirensi azalmaz. Atılım : Verilen bir Olanzapin dozunun % 57’si idrarla, % 30’u feçes ile vücuttan atılır Özel Hasta Grupları   Böbrek Hastalığı : Olanzapin’in sadece % 7’si idrarla atıldığından böbrek hastalarında Olanzapin kinetiği değişmez ve doz ayarlaması gerekmez.   Karaciğer Hastalığı : Her ne kadar karaciğer hastalığında klirensin azalması beklenirse de yapılan bir araştırmada Child Pugh Klas A ve B karaciğer hastalarında Olanzapin farmakokinetiğinin değişmediği veya çok az değiştiği görülmüştür.   Yaş : Yaşlılarda (> 65 yaş) Olanzapin’in yarı ömrü 1.5 kat daha uzundur. Dozlamada bu durum dikkate alınmalıdır.   Cinsiyet : Kadınlarda klirens erkeklere göre % 30 daha düşüktür. Ancak bu durum etkinliği ve yan etkilerin sıklığını etkilemez.   Sigara : Sigara içenlerde klirens % 40 daha yüksektir; ancak bu durum rutin olarak doz ayarlaması yapılmasını gerektirmez. Faktörlerin kombinasyonu : Yaş, cinsiyet ve sigara bir arada alındığında popülasyonlar arasında önemli farmakokinetik farklar doğabilir. Örneğin genç, sigara içen erkeklerde klirens, yaşlı ve sigara içmeyen kadınlardan 3 kat daha yüksek olabilir

Farmasötik Şekli

FİLM TABLET

Formülü

Her film tablet; 10 mg Olanzapin içerir. Boyar madde olarak; Titanyum dioksit kullanılmıştır.

İlaç Etkileşmeleri

Olanzapin’in diğer ilaçlara etkisi :   Olanzapin merkezi sinir sistemini etkileyen diğer ilaçlarla ve alkolle birlikte alınacağında dikkatli olunmalıdır. Olanzapin hipotansiyon yapabildiğinden antihipertansif ilaçların etkisini şiddetlendirebilir. Olanzapin levodopanın ve dopamin agonistlerinin etkilerini antagonize edebilir.   Diğer ilaçların Olanzapin’e etkisi :   Omeprazol ve Rifampin gibi CYP1A2 endüktörleri Olanzapin klirensini arttırabilir. Fluvoksamin gibi CYP1A2 inhibitörleri ise Olanzapin eliminasyonunu azaltabilir; ancak Olanzapin çoklu enzim sistemiyle metabolize olduğundan bunlardan fazla etkilenmesi beklenmez.   Aktif kömür : 1 g aktif kömür Olanzapin’in Cmax’ını (maksimum plazma konsantrasyonu) ve EAA’sını (Eğrinin Altındaki Alan) % 60 azaltır. Aktif kömür Olanzapin zehirlenmesinde faydalı olabilir.   Simetidin, Alüminyum ve Magnezyum içeren antasidler : Olanzapin’in oral biyoyararlanımını etkilemez.   Karbamazepin : Günde 2 kez 200 mg dozda verildiğinde Olanzapin klirensini % 50 arttırır.   Etanol : 45 mg / kg’lık tek dozda Olanzapin farmakokinetiğini etkilemez.   Fluoksetin : Olanzapin kan konsantrasyonunda hafif artışa neden olur. Doz ayarlaması gerekmez.   Valproat : İn vitro denemelerde valproat ile Olanzapin’in birbiriyle etkileşim potansiyeli görülmemiştir.   St. John’s Wort : Bu herbal ilaç Olanzapin’in kan seviyelerini düşürerek onun antipsikotik etkisini azaltabilir. Bir hasta her iki ilacı birlikte alıyorsa St. John’s Wort’un birden kesilmesi Olanzapin’in kan düzeylerini tehlikeli bir şekilde yükseltebilir.   Olanzapin’in aşağıdaki ilaçlarla klinikte etkileşimi görülmemiştir : İmipramin, desipramin, varfarin, alkol, diazepam, N-demetil diazepam, lityum, biperiden, teofilin ve metabolitleri. Bununla beraber Olanzapin’in alkol veya diazepam ile birlikte alınması, Olanzapin’in tek başına kullanımı sonucu da görülen ortostatik hipotansiyonu potansiyalize etmektedir.

Kontraendikasyonlar

Olanzapin preparatın içindeki maddelerden herhangi birine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Şizofreni   Başlangıç Tedavisi   Tedaviye günde 5 mg’lık veya 10 mg’lık doz ile başlanır ve birkaç gün içinde günde 10 mg’lık doza erişmek hedeflenir. İlaç günde 1 kere ve yemek saatleri gözetilmeksizin alınır.   Doz ayarlaması gerektiğinde artırma veya azaltma işlemi 5 mg’lık doz fraksiyonu ile yapılır. Ayarlamalar en az 1 hafta ara ile yapılmalıdır; çünkü Olanzapin’in kararlı durum konsantrasyonları 1 haftada oluşur. İlacın antipsikotik etkisi 10 mg – 15 mg’lık doz aralığında görülür. Bununla beraber 15 mg’lık dozun 10 mg’a üstünlüğü gösterilmiş değildir. 20 mg’ın üstünde dozlarla klinik deneyim yoktur. Zayıf ve güçsüz hastalarda, sigara içmeyen ve 65 yaşın üstünde olan kadın hastalarda tedaviye 5 mg dozla başlanması önerilir.   İdame Tedavisi   Klinik çalışmalarda, 8 hafta süreyle 10 mg / gün ve 20 mg / gün arasında Olanzapin dozları ile stabil hale gelen şizofreni hastalarında 8 aya varan idame tedavi süreleri bildirilmiştir.   Olanzapin tedavisinin ne kadar sürdürülmesi gerektiği ile ilgili herhangi kesin bir bilgi mevcut olmadığından, ilaca hastadaki iyileşmeyi sürdürecek en düşük dozda ve en kısa süre boyunca devam edilmesi önerilir.   Bipolar Bozukluk   Monoterapi   Başlangıç dozu günde 10 mg – 15 mg olup ilaç günde 1 kez ve yemek saatleri dikkate alınmadan verilir. Doz ayarlamaları 5 mg’lık dozlar şeklinde ve 24 saatten daha sık olmamak üzere yapılır. Antimanik etki günde 5 mg – 20 mg dozlarla 1 ay içinde görülür. 20 mg’ın üstündeki dozların emniyeti ve etkinliği araştırılmamıştır. Her ne kadar iyileşmenin sürdürülmesi ve nükslerin önlenmesi için uzun süreli idame tedavisi arzu edilirse de 1 aydan daha uzun süreli Olanzapin tedavisi konusunda klinik veri mevcut değildir.   Kombinasyon Tedavisi   Olanzapin, lityum ve valproat ile kombine edileceği zaman başlangıç dozu yemek saatleri dikkate alınmaksızın günde 1 kez olmak üzere 10 mg şeklindedir.  

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

ZYZAPİN® 5 mg FİLM TABLET, 28 Film Tablet içeren blister ambalajda, karton kutuda.    

Saklama Koşulları

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.   25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, kuru bir yerde ve ışıktan koruyarak saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

ZYZAPİN® 10 mg FİLM TABLET, 28 Film Tablet içeren blister ambalajda, karton kutuda.

Uyarılar/Önlemler

Uyarılar :   Hiperglisemi ve Diabetes mellitus : Olanzapin’i de içeren atipik antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda hiperglisemi bildirilmiştir. Bu bazı vakalarda ağır, ketoasidoz veya hiperosmolar koma ile komplike ve ölümcül olabilmektedir. Epidemiyolojik araştırmalar atipik antipsikotiklerle tedavi gören hastalarda hiperglisemi riskinin arttığını göstermiştir. Diabetes mellitus hastalarına antipsikotik tedavi yapılırken glisemik kontrolün kötüye gidip gitmediği dikkatle izlenmelidir. Diyabet riski olan hastalarda (obezite, ailede diyabet hastalığı) açlık kan şekeri, tedaviye başlarken ve ondan sonra periyodik olarak ölçülmelidir. Atipik antipsikotiklerle tedavi gören hastalar poliüri, polidipsi, polifaji ve kuvvetsizlik gibi  diyabet semptomları için dikkatle gözlenmelidir. Bazı vakalarda ilacın kesilmesi ile hiperglisemi kaybolabilir, bazı vakalarda ise ilaç kesilse de diyabet semptomları sürer.   Demansla ilgili psikozlar : Plasebo kontrollü klinik araştırmalarda demansla birlikte psikozu olan yaşlı hastalarda Olanzapin tedavisi görenlerde ölüm oranı (% 3.5), plasebo verilenlerdekine göre (% 1.5) daha yüksek bulunmuştur. Bu artışa neden olan risk faktörleri ileri yaş (> 80), sedasyon, benzodiazepin kullanımı ve akciğer hastalıkları (pnömoni, aspirasyon)’dır. Olanzapin demansla ilgili psikozların tedavisi için onaylanmış değildir. Diğer yeni nesil (atipik) antipsikotik ilaçlarda olduğu gibi bu ilaç da demansı olan yaşlı hastaların psikozlarında kullanıldığında serebrovasküler olaylar, enfeksiyon, kalp yetmezliği ile ani ölüm v.b. nedenlerle ölüm riskinde artışa neden olma olasılığı taşımaktadır.   Demansı olan yaşlı hastalarda serebrovasküler advers olaylar ve inme : Demansla ilgili psikozu olan yaşlı hastalarda Olanzapin tedavisi sırasında serebrovasküler advers olaylar (inme, geçici iskemik ataklar) bildirilmiştir. Olanzapin demansla ilgili psikozların tedavisi için onaylanmış değildir.   Nöroleptik Malin Sendrom (NMS) : Olanzapin dahil atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi gören hastalarda bildirilen ve potansiyel olarak ölümcül olduğu söylenen bir semptom kompleksidir. Klinik belirtileri hiperpireksi, müsküler rijidite, mental durumda değişme ve otonomik instabilite belirtileridir (nabız veya kan basıncında düzensizlik, taşikardi, aşırı terleme ve kalp ritminde bozukluklar). Bunlara ek olarak kreatin fosfokinazda yükselme, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut renal yetmezlik görülebilir.   NMS’nin tedavisi için : 1) Antipsikotik ilaç ve tedavi için mutlaka gerekli olmayan diğer ilaçlar derhal kesilmelidir, 2) Yoğun semptomatik tedavi uygulanmalı ve hasta yakından izlenmelidir, 3) Hastanın ayrıca ciddi bir tıbbi problemi varsa o da tedavi edilmelidir. NMS’nin spesifik farmakolojik tedavisi üzerinde fikir birliği yoktur. NMS iyileştikten sonra yeniden Olanzapin tedavisi gerekiyorsa hasta yakından izlenmelidir; çünkü NMS’nin nüksedebildiği bildirilmiştir.   Tardif diskineziler : Antipsikotik ilaç tedavisi gören hastalarda potansiyel olarak geri dönüşümsüz olan ve istem dışı, diskinetik hareketlerle kendini gösteren bir sendrom gelişebilir. Tardif diskinezinin ortaya çıkma ve geri dönüşümsüz olma olasılığı tedavinin uzaması ve hastaya verilen total kümülatif antipsikotik dozunun artması ile artar. Nadir olarak kısa süreli ve düşük dozda ilaç kullanılan tedavilerde de ortaya çıkabilir. Antipsikotik ilaç tedavisi kesildiğinde sendrom kısmen veya tamamen gerileyebilir. Yerleşmiş bir sendromun bilinen bir tedavisi yoktur. Antipsikotik ilaç tedavisi sendromun belirtilerini maskeleyebilir. Bunun sendromun gelişmesi üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Tardif diskinezi belirme olasılığını en aza indirmek için Olanzapin, kronik antipsikotik ilaç tedavisine gereksinimi olan ve daha güvenli alternatif tedavilerin bulunmadığı vakalarda kullanılmalıdır. Kısa süreli Olanzapin tedavilerinde etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır. Olanzapin tedavisi sırasında tardif diskinezi semptomları belirirse ilacın kesilmesi düşünülür. Ancak bazı vakalarda sendroma rağmen tedaviye devam etmek gerekebilir.   Önlemler :   Ortostatik hipotansiyon : Baş dönmesi, senkop, taşikardi şeklinde belirir. a1-reseptör blokuna bağlı olabilir. Önlenmesi için tedaviye 5 mg dozla başlanır. Doz artırımı uzun aralarla yapılır. Kardiyovasküler hastalığı olanlarda ilaç dikkatle kullanılmalıdır.   Konvülsiyon : Olanzapin geçmişte konvülsiyon geçirmiş olan ya da konvülsiyon eşiği düşük olanlarda (örneğin yaşlılar ve Alzheimer hastalığı) dikkatle kullanılmalıdır.   Hiperprolaktinemi : Dopamin D2 reseptörlerini inhibe eden bütün ilaçlarda olduğu gibi Olanzapin ile de serum prolaktin düzeyinde hafif yükselme görülebilir. Her ne kadar bazı hastalarda galaktore, jinekomasti, amenore, impotans gibi şikayetlere yol açarsa da genelde asemptomatiktir.   Transaminaz yükselmesi : Hastaların % 2’sinden azında görülür. İlacın kesilmesiyle normale döner. Olanzapin karaciğer hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.   Psikolojik ve Motor fonksiyonlar : Uyuklama Olanzapin alan hastalarda plasebo alanlara göre daha sık görülebilir ve bazen tedaviye ara vermeyi gerektirecek derecede olabilir. Bu belirti dozla orantılıdır. Olanzapin uyanıklık, düşünce ve motor performansı etkileyebileceğinden motorlu araç ve makine kullananlar ilacın kendilerini engellemeyeceğinden emin olmadıkça araç ve makine kullanmamalıdırlar.   Disfaji : Antipsikotik ilaç alanlarda özofagusta dismotilite, disfaji ve aspirasyon pnömonisi görülebilir. Özellikle Alzheimer hastaları bu riski taşır. Olanzapin aspirasyon pnömonisi riski olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.   Gebelikte ve Emzirme Döneminde Kullanım :   Gebelikte kullanım : Gebelik kategorisi C’dir. Olanzapin’in deneysel araştırmalarda yüksek dozda embriyotoksik etkisi görülmüştür. Hamile kadınlarda yapılmış yeterli ve iyi kontrollü araştırma mevcut değildir. Olanzapin hamile kadınlarda ancak doktor tavsiyesi ile kullanılmalı, anneye sağlayacağı faydalarla fetus için potansiyel riskleri tartılmalıdır.   Emzirme döneminde kullanım : Olanzapin’in deneysel araştırmalarda süte geçtiği bildirilmektedir. İnsanlarda anne sütüne geçip geçmediği ise bilinmemektedir; ancak insanlarda birçok ilaç anne sütüne geçtiğinden Olanzapin alan annelerin emzirmeden kaçınmaları gerekir.   Araç ve Makine Kullanımına Etkisi : Olanzapin alanlarda uyuklama, baş dönmesi, titreme gibi yan etkiler görülebilir. Hastalar ilacın kendilerini nasıl etkileyeceğini iyice öğrenmeden motorlu araç ve makine kullanmaktan kaçınmalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Gerek şizofreni gerekse bipolar mani tedavisi sırasında yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakanların sayısı Olanzapin ve plasebo alan gruplarda birbirinden farklı bulunmamıştır.   Olanzapin alan hastalarda % 5 veya daha fazla sıklıkta görülüp plasebo grubunda daha seyrek görülen yan etkiler şunlardır : Postural hipotansiyon, kabızlık, kilo alma, baş dönmesi, davranış bozukluğu, akatizi, uyuklama, asteni, ağız kuruluğu, dispepsi, iştah artışı, titreme. Plasebo grubuna göre daha sık ve % 2’nin üstünde bir sıklıkta görülen yan etkiler şunlardır :   Bütün vücut : Asteni, ateş, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, kazara incinme.   Kardiyovasküler sistem : Postural hipotansiyon, taşikardi, hipertansiyon.   Sindirim sistemi : Ağız kuruluğu, kabızlık, dispepsi, kusma, iştah artışı.   Kan ve Lenf sistemi : Ekimoz.   Metabolik ve Nütrisyonel hastalıklar : Kilo alma, periferik ödem.   Kas-İskelet sistemi : Ekstremite ağrısı, eklem ağrısı.   Sinir sistemi : Uyuklama, uykusuzluk, baş dönmesi, karın ağrısı, titreme, akatizi, hipertoni, konuşma bozukluğu.   Solunum sistemi : Rinit, öksürük, farenjit.   Duyu organları : Ambliyopi.   Ürogenital sistem : İdrar inkontinansı, idrar yolları enfeksiyonu.   Ekstrapiramidal yan etkiler : Parkinson semptomları, hipertoni, hipokinezi, maske yüz, akatizi, distoni, diskinezi, torticollis, miyoklonus, okulojirik kriz.     Bipolar mani’de kombinasyon tedavisi : Bipolar mani nedeniyle lityum veya valproat monoterapisi gören hastalara ek olarak Olanzapin verildiğinde yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranı % 11 olarak bulunmuştur. Olanzapin verilmeden lityum veya valproat monoterapisi sürdürüldüğünde ise tedaviyi bırakma oranı % 2’dir. Kombinasyon tedavisi sırasında tedavinin kesilmesini gerektiren semptomlar uyuklama (% 3), vücut ağırlığında artış (% 1) ve periferik ödemdir (% 1). Bipolar mani’de Olanzapin ile lityum veya valproat kombinasyonu tedavisi sırasında en sık (> % 5) bildirilen yan etkiler; ağız kuruluğu, vücut ağırlığında artış, iştah artışı, baş dönmesi, sırt ağrısı, kabızlık, konuşma bozukluğu, salivasyonda artış, amnezi ve parestezidir.   Ekstrapiramidal semptomlar : Plasebo kontrollü klinik araştırmalarda şizofreninin Olanzapin ile tedavisi sırasında bildirilen ekstrapiramidal semptomar distoni, parkinsonizm, akatizi, diskinezi ve miyoklonustur.   Doza bağlı yan etkiler : Aşağıdaki yan etkilerin sıklığı Olanzapin dozunun artması ile artar : Asteni, ağız kuruluğu, bulantı, uyuklama, titreme.   Laboratuvar bulgularında değişmeler : Olanzapin tedavisi sırasında SGOT, SGPT, GGT, serum prolaktini, eozinofil sayısı ve CPK’de asemptomatik artışlar gözlenmiştir.   Pazarlama sonrası raporlar : Olanzapin’in pazarlanmasından sonra bildirilen aşağıdaki yan etkiler her ne kadar Olanzapin tedavisi sırasında görülmüşse de Olanzapin ile nedensellik bağlantıları olması gerekmez : Alerjik reaksiyon (anafilaktoid reaksiyon, anjioödem, pruritus, ürtiker), diyabet koması, pankreatit, priapizm, rabdomiyoliz ve venöz tromboembolizm (akciğer embolisi ve derin ven trombozu).   BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

Doz Aşımı

Sefalosporinler aşırı dozda serebral irritasyon sonucu konvülsiyonlara neden olabilirler. Sefuroksimin serum düzeyleri hemodiyalizle ya da periton diyalizi ile düşürülebilir. Ağır doz aşımı durumlarında destekleyici tedavi uygulanmalı ve hasta yakından izlenmelidir. Konvülsiyon oluşması halinde tedavi derhal kesilmeli, gerektiğinde antikonvülsif tedavi uygulanmalıdır.

Endikasyonlar

Sefuroksim aksetil duyarlı mikroorganizmaların sebep olduğu enfeksiyonların tedavisinde endikedir. Endikasyonları aşağıdakileri içerir: Alt solunum yolları enfeksiyonları: Akut bronşit ve kronik bronşitin akut alevlenmeleri ve pnömoni gibi. Üst solunum yolları enfeksiyonları: Kulak,burun, boğaz enfeksiyonları, otitis media, sinüzit, tonsillit, farenjit gibi. Genito-üriner sistem enfeksiyonları: Piyelonefrit, sistit, üretrit gibi.  Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları: Furonkül, piyoderma, impetigo gibi. Gonore: Akut ve komplike olmayan gonokokal üretrit ve servisit. Erken Lyme hastalığı tedavisinde ve takiben yetişkin ve 12 yaştan büyük çocuklarda geç Lyme hastalığı profilaksisinde.

Farmakodinamik Özellikler

Etki mekanizması Sefuroksim aksetil, ana bileşiği sefuroksimin in vivo bakterisidal aktivitesini gösterir. Sefuroksim, b- laktamazların çoğuna dirençli olan Gram negatif ve Gram pozitif organizmaların geniş spektrumuna etkili, sefalosporin grubu bir antibakteriyel ajandır. Sefuroksim aksetil, bakterisid bir antibiyotik olan sefuroksimin oral ön ilacıdır. Sefuroksim, bakteriyel beta-laktamazlara karşı iyi bir stabilite gösterir ve sonuç olarak ampisilin veya amoksisiline dirençli suşların pek çoğuna etkilidir. Sefuroksim önemli hedef proteinlere bağlanarak bakterilerde hücre duvarı sentezini önleyerek bakterisid etki gösterir. Farmakodinamik etkiler- Bakteriyoloji İn vitro etkili ve klinik önemi bilinenler: Aerob Gram-pozitif Mikroorganizmalar: Staphylococcus aureus (Beta laktamaz üreten türler dahil) Streptococcus pneumoniae Streptococcus pyogenes Aerob Gram-negatif Mikroroganizmalar: Escherichia coli Haemophilus influenzae (Beta laktamaz üreten türler dahil) Haemophilus parainfluenzae Klebsiella pneumoniae Moraxella catarrhalis (Beta laktamaz üreten türler dahil) Neisseria gonorrhoeae (Beta laktamaz üreten türler dahil) Spiroketler: Borrelia burgdorferi  İn vitro etkili ve klinik önemi bilinmeyenler: Sefuroksim aşağıdaki mikroorganizmaların çoğu türüne (≥ % 90) karşı in vitro ortamda 4.0 mikrogram/ml veya daha az (sistemik duyarlılık kırılma noktası) minimum inhibisyon konsantrasyonu (MIC) gösterir; bununla birlikte bu mikroorganizmalara bağlı oluşan klinik enfeksiyonların tedavisinde sefuroksimin güvenliliği ve etkinliği yeterli ve iyi kontrol edilmiş çalışmalarla belirlenmemiştir. Aerob Gram-pozitif Mikroorganizmalar: Staphylococcus epidermidis Staphylococcus saprophyticus Streptococcus agalactiae Not: Listeria monocytogenes ve Enterecoccus faecalis (resmi olarak Streptococcus faecalis) gibi bazı enterekok türleri sefuroksime dirençlidir. Metisiline dirençli stafilokoklar da sefuroksime dirençlidir. Aerob Gram-negatif Mikroroganizmalar: Morganella morganii Proteus inconstans Proteus mirabilis Providencia rettgeri Not: Pseudomonas türleri, Campylobacter türleri, Acinetobacter calcoaceticus, Legionella türleri, Serratia türlerinin birçoğu ve Proteus vulgaris birinci ve ikinci kuşak sefalosporinlerin çoğuna karşı dirençlidir. Bazı Morganella morganii, Enterobacter cloacae ve Citrobacter türlerinin sefuroksime ve diğer sefalosporinlere dirençli oldukları in vitro testlerle gösterilmiştir. Anaerob Mikroorganizmalar: Peptococcus niger Not: Clostridium difficile ve Bacteroides fragilis’in birçok türü sefuroksime dirençlidir.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim: Sefuroksim aksetil oral yoldan alınmayı takiben gastrointestinal kanaldan absorbe olur ve intestinal mukozada ve kanda süratle hidrolize uğrayarak serbest sefuroksimi kan dolaşımına bırakır. Sefuroksim aksetil süspansiyonun absorpsiyonu yiyecekle artar. Sefuroksim aksetil tabletleri yemeklerden sonra alındığında, yaklaşık 2.4 saat sonra ulaşılan doruk plazma düzeyleri 125 mg’lık doz için 2.9 mg/l, 250 mg’lık doz için 4.4 mg/l, 500 mg’lık doz için 7.7 mg/l ve 1 g’lık doz için 13.6 mg/l olarak saptanmıştır. Sefuroksim süspansiyonun absorpsiyon hızı tabletlere nazaran daha az olup,doruk serum seviyeleri daha düşüktür ve sistemik biyoyararlanımı azalmıştır (% 4-17 daha az). Dağılım: Proteine bağlanma oranı kullanılan metodolojiye göre % 33-50 arasında değişir. Biyotransformasyon: Sefuroksim metabolize olmaz Eliminasyon: Serum yarılanma ömrü 1-1,5 saattir. Sefuroksim başlıca idrarla itrah edilir. Probenesid ile birlikte verilmesi ortalama serum konsantrasyonları – zaman eğrisinin altında kalan alanı % 50 oranında artırır.

Farmasötik Şekli

Süspansiyon Hazırlamak İçin Granül

Formülü

ZinnatTM Forte 250 mg/5ml Süspansiyon Hazırlamak İçin Granül, tarif edildiği şekilde sulandırıldığında 5 ml’de 250 mg sefuroksime eşdeğerde sefuroksim aksetil içeren granüller halindedir. Yardımcı madde olarak sukroz, tutti-frutti aroması, asesülfam potasyum, aspartam içerir.

İlaç Etkileşmeleri

Zinnat’ın probenesid ile birlikte uygulanması, serum konsantrasyonu-zaman eğrisi altında kalan alanı % 50 artırır. 1.5 g’lık tek doz Zinat’ın serum sefuroksim konsantrasyonu, 1 g probenesid ile birlikte (ortalama 14.8 mikrogram/ml) uygulandığında tek başına (ortalama 12.2 mikrogram/ml) uygulandığı duruma göre daha yüksektir. Mide asiditesini azaltan ilaçlar Zinnat’ın açlık durumundaki biyoyararlanımını azaltabilir ve Zinnat’ın yemek sonrası absorpsiyonundaki artışı ortadan kaldırabilir. Diğer antibiyotiklerde de olduğu gibi sefuroksim aksetil bağırsak florasını etkileyerek östrojen reabsorbsiyonunun azalmasına ve kombine oral östrojen/progesteron kontraseptiflerinin etkinliğinin azalmasına yol açabilir. Ferrisiyanid testinde yanlış negatif sonuçlar oluşabileceğinden sefuroksim alan hastalarda kan/plazma glukoz düzeylerini belirlemek için glukoz oksidaz veya heksokinaz metodlarının kullanılması önerilmektedir. Sefuroksim aksetil kreatinin için yapılan alkalin pikrat deneyini etkilemez. Sefalosporin grubu ilaçlar kırmızı kan hücrelerinin membranlarından absorbe olma ve ilaca karşı gelişen antikorlarla reaksiyona girme eğilimi göstererek Coombs testinin pozitif sonuç vermesine ve çok seyrek olarak da hemolitik anemiye yol açabilirler.

Kontraendikasyonlar

Sefalosporin antibiyotiklerine ve ürünün herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde, olağan tedavi süresi 7 gündür (5-10 gün arası). Optimal absorpsiyon için sefuroksim aksetil yiyecekle birlikte alınmalıdır. Yetişkinler:   Çoğu enfeksiyonlarda Günde 2 kez 250 mg Üriner sistem enfeksiyonlarında Günde 2 kez 125 mg Hafif ve ortaderecedeki alt solunum yolları enfeksiyonlarında, örneğin; bronşit Günde 2 kez 250 mg Daha ciddi alt solunum yollarıenfeksiyonlarında veya pnömoniden kuşkulanıldığında Günde 2 kez 500 mg Piyelonefritte Günde 2 kez 250 mg Komplikeolmayan gonorede 1 g’lık tek doz Yetişkinlerde ve 12 yaşından büyük çocuklarda Lyme hastalığında 20 gün boyunca günde 2 kez 500 mg Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediyatrik popülasyon: Reçetelemede sabit doz tercih edildiğinde, birçok enfeksiyon için önerilen doz günde iki kez 125mg’dır. Otitis media’sı olan 2 yaşında veya daha büyük çocuklarda veya uygun olduğunda daha şiddetli enfeksiyonlarda doz maksimum günde 500mg olmak üzere günde iki kez 250mg’dır. Zinnat’ın 3 aydan küçük çocuklarda kullanımı ile ilgili klinik çalışma verisi bulunmamaktadır. 3 ay-12 yaş arası bebek ve çocuklarda çoğu enfeksiyonlar için doz, günde maksimum 250mg olmak üzere 10mg/kg’dır. Otitis media veya daha şiddetli enfeksiyonlarda önerilen doz, maksimum günde 500mg olmak üzere günde iki kez 15mg/kg’dır. Aşağıdaki yaş ve kiloya göre hazırlanan dozaj tablolarında, kolay uygulamayı sağlayacak kaşık ölçüleri (5ml’lik bir ölçek 250mg sefuroksim içerir) de verilmiştir. Birçok enfeksiyon için dozaj 10mg/kg’dır.   Yaş Yaklaşık ağırlıklar (kg) Doz (mg) Günde 2 kez Ölçek (5ml’lik kaşık =250mg) 2 yaş – 12 yaş 12 -> 20 125 ½ Otitis media ve daha şiddetli enfeksiyonlar için dozaj 15mg/kg’dır.   Yaş   Yaklaşık ağırlıklar (kg) Doz (mg) Günde 2 kez Ölçek (5ml’lik kaşık =250mg) 6 ay – 2 yaş 6 – 12 90 – 180  ½ 2 yaş – 12 yaş 12->20 180 – 250 ½ – 1 Süspansiyonun hazırlanması için kullanma talimatına bakınız. Her dozu almadan önce süspansiyon şişenin içinde hareket ettiği görülene kadar çalkalanır. Eğer arzu edilirse sulandırılmış süspansiyon soğuk meyva suyu, süt gibi içeceklere ilave edilerek verilebilir. Sefuroksim aynı zamanda sefuroksim sodyum tuzu (Zinnat enjektabl) şeklinde parenteral uygulama için mevcuttur. Bu, parenteral tedaviden oral tedaviye geçişin klinik olarak endike olduğu durumlarda sefuroksim ile parenteral tedaviye oral (Zinnat) tedavi ile devam olanağı sağlar.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Zinnat Süspansiyon 125mg/5ml Süspansiyon Hazırlamak İçin Granül Zinnat 500 mg film tablet Zinnat 250 mg film tablet Zinnat 125 mg film tablet Zinnat 1.5 g enjektabl flakon iv Zinnat 750 mg enjektabl flakon iv/im Zinnat 250 mg enjektabl flakon iv/im

Saklama Koşulları

İlacı toz halde iken 300C’nin altındaki oda sıcaklığında, sulandırdıktan sonra buzdolabında 2 – 8 0C arasında saklayınız. Hazırlanan süspansiyon buzdolabında 2-80C arasında 10 güne kadar saklanabilir. Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Zinnat Forte 250 mg/5ml Süspansiyon Hazırlamak İçin Granül, sulandırıldığında 100 ml, 70ml ve 50ml süspansiyon veren kuru granül içeren, çocuk kilidi olan HDPE kapaklı amber renkli cam şişelerde bulunmaktadır. Beraberinde ölçü kaşığı ve ölçü kabı bulunur.

Uyarılar/Önlemler

Zinnat’a, diğer sefalosporinlere, penisilinlere veya diğer ilaçlara karşı aşırı duyarlılık geçmişi olan hastalarda tedaviye başlamadan önce dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır. Beta laktam antibiyotiklere karşı çapraz aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişebileceğinden penisilin alerjisi olan hastalara verildiğinde, bu hastaların % 10 kadarında çapraz aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişebileceği bildirilmiştir. Klinik olarak anlamlı düzeyde alerjik reaksiyon gelişirse ilaç kullanımı kesilmeli ve uygun bir tedaviye başlanmalıdır. Ciddi ve akut hipersensitivite reaksiyonları geliştiğinde epinefrin tedavisi ve klinik olarak gerekli diğer acil uygulamaların (Oksijen, intravenöz sıvılar, intravenöz antihistaminler, kortikosteroidler, presör aminler, hava yollarına uygulanacak işlemler gibi uygulamalar) yapılması gerekli olabilir. Diğer antibiyotiklerde olduğu gibi sefuroksim aksetilin uzun süreli kullanımı, duyarlı olmayan organizmaların (Candida, enterokoklar, Clostridium difficile) aşırı çoğalmasına neden olarak tedavinin kesilmesini gerektirebilir. Geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanımında psödomembranöz kolit vakaları bildirilmiştir, bu nedenle antibiyotik kullanımı sırasında veya daha sonra ciddi diyare gelişen hastalarda, bu tanının göz önünde tutulması çok önemlidir. Pseudomembranöz kolit tanısını takiben uygun bir tedaviye başlanmalıdır. Hafif psöudomembranöz kolit vakaları genellikle sadece ilaç kullanımının kesilmesine yanıt verirler. Ancak orta dereceli ve şiddetli vakalarda sıvı ve elektrolit uygulamaları, protein takviyesi, Clostridium difficile’ye karşı etkili antibiyotik kullanımı gibi yöntemelerin kullanılması gerekli olabilir. Lyme hastalığının Zinnat ile tedavisini takiben Jarisch-Herxheimer reaksiyonu (ateş, titreme, kas ağrısı, baş ağrısı taşikardi gibi belirtileri vardır) görülebilir. Bu reaksiyon Zinnat’ın Lyme hastalığına neden olan Borrelia burgdoferi mikroorganizması üzerindeki bakterisid etkisinin sonucudur. Hastalara bu reaksiyonun sık görülen ve genellikle Lyme hastalığının antibiyotiklerle tedavisinin kendi kendini kısıtlayıcı bir sonucu olduğu anlatılmalıdır. Zinnat süspansiyon aspartam içerir ve aspartam fenilalanin kaynağı olduğundan fenilketonürisi olan insanlar için zararlı olabilir. Zinnat Süspansiyon sukroz içerir. Bu sebeple, nadir kalıtımsal früktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorbsiyon veya sükraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı: Gebelik kategorisi B’dir. Sefuroksim aksetilin deneysel olarak kanıtlanmış hiçbir teratojenik veya embriyopatik etkisi bulunmamakta ise de, bütün diğer ilaçlarda olduğu gibi gebeliğin erken döneminde dikkatli kullanılmalıdır. Sefuroksim anne sütü ile de atıldığından emziren annelere verildiğinde dikkatli olunmalıdır. Araç ve makine kullanımına etkisi:   Zinnat’ın yan etkileri göz önüne alındığında bu ilaçla yapılan tedavinin taşıt veya makine kullanma yeteneğine etkisi olması beklenmez.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Sefuroksim aksetilin yan etkileri genellikle hafif ve geçici özelliktedir. Yan etkiler için belirlenen sıklık kategorileri tahminidir, plasebo kontrollü çalışmalarda da olduğu gibi bir çok reaksiyonda insidansı hesaplamak için elverişli veri bulunmamaktadır. Ayrıca sefuroksim aksetile bağlı yan etkilerin insidansları, endikasyona göre değişebilmektedir. Çok yaygından seyreğe, istenmeyen etkilerin sıklıklarının belirlenmesinde geniş klinik çalışmalardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Bunun dışında kalan istenmeyen etkilerin sıklıkları ( <1/10 000 ), esas olarak pazarlama sonrası deneyimlerden yola çıkarak belirlenmiştir ve rapor edilme oranına işaret etmektedir. Sıklıklar, çok yaygın (≥1/10 ), yaygın (≥1/100 ve <1/10), yaygın olmayan (≥1/1.000 ve <1/100), seyrek (≥1/10.000 ve <1/1.000), çok seyrek (<1/10.000) ve bilinmiyor (eldeki verilerden tahmin edilemiyor) şeklinde tanımlanmıştır. Kan ve lenfatik sistem bozuklukları Yaygın:                     Eozinofili Yaygın olmayan:        Pozitif Coomb’s testi, trombositopeni, lökopeni Çok seyrek:               Hemolitik anemi Sefalosporin grubu antibiyotikler alyuvar membranının yüzeyine absorbe olmaya ve ilaca yönelmiş antikorlarla etkileşmeye eğilimlidir; böylece pozitif Coomb’s testi (kanın çapraz etkileşmesini etkileyebilir) ve çok nadiren hemolitik anemi oluşturabilirler. Bağışıklık sistemi bozuklukları       Aşağıdakiler dahil olmak üzere aşırı duyarlılık reaksiyonları Yaygın olmayan:        Deri döküntüleri Seyrek:                     Ürtiker, kaşıntı Çok seyrek:               İlaç ateşi, serum hastalığı, anafilaksi Sinir sistemi bozuklukları Yaygın:                     Baş ağrısı seyrek:                     Nöbet Gastrointestinal bozukluklar Yaygın:                     Diyare, bulantı gibi gastrointestinal rahatsızlıklar Yaygın olmayan:        Kusma Seyrek:                     Psödomembranöz kolit Karaciğer ve safra kesesi bozuklukları     Yaygın:                     Hepatik enzim düzeylerinde (LDH, ALT, AST) geçici  yükselmeler Çok seyrek:               Sarılık Deri ve derialtı doku bozuklukları Çok seyrek:              Eritem multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik  epidermal nekroliz (ekzantematik nekroliz) Pazarlama sonrası deneyimlerden edinilen verilere göre ürolojik bozukluklardan biri olan böbrek fonksiyon bozukluğu da görülen yan etkiler arasında bulunmaktadır. BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE HEKİMİNİZE BAŞVURUNUZ.

Doz Aşımı

Ondansetron’un aşırı dozajı hakkında çok az bilgi vardır. Nitekim dozun 10 katı kadar ilaç alan dört hastada sadece minör advers etkiler görülmüştür. Aşırı dozdan şüphelenildiği durumlarda semptomatik ve destekleyici tedavi uygulaması uygundur.

Endikasyonlar

Zofer® Tablet, sitotoksik kemoterapi ve radyoterapi nedeniyle oluşan bulantı ve kusmaların kontrol altına alınmasında endikedir. Ayrıca Zofer® Tablet, post-operatif kusma ve bulantı belirtilerinin tedavisi ve önlenmesinde de kullanılabilir.

Farmakodinamik Özellikler

Ondansetron, kuvvetli ve yüksek seçiciliği olan bir 5HT3 reseptör antagonistidir. Bulantı ve kusmanın kontrolündeki etkisi tam olarak bilinmemektedir. Kemoterapötik ajanlar ve radyoterapi ince barsakta 5HT salımına neden olabilirler. 5HT, ince barsakta 5HT3 reseptörleri yolu ile vagal afferentleri aktive ederek, kusma refleksini indükler. Ondansetron kusma refleksini bloke eder. Vagal afferentlerin aktivasyonu, öte yandan dördüncü ventrikül tabanında bulunan postrema bölgesinde de 5HT salımına neden olarak, merkezi bir mekanizma ile emezisi arttırır. Dolayısı ile Ondansetron sitotoksik tedavi ve radyoterapide meydana gelen bulantı ve kusmanın kontrol altında tutulmasında periferal ve santral sinir sisteminde bulunan nöronların 5HT3 reseptörleri üzerinde antagonist etki gösterir.

Farmakokinetik Özellikler

Ondansetron hidroklorür gastrointestinal kanaldan absorbe olur ve sistemik biyoyararlanımı %60 dır. Ondansetron’ un oral ve intravenöz dozu takiben dağılımı benzer olup, terminal eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 3 saattir. Plazma proteinlerine bağlanması %70-76 civarındadır.

Farmasötik Şekli

Film tablet

Formülü

Her  bir film kaplı tablet 8 mg Ondansetron’a eşdeğer Ondansetron Hidroklorür içerir. Boya maddesi olarak: Titanyum dioksit (E171) ve Eritrosin (E127) içerir.

İlaç Etkileşmeleri

Ondansetron’un birlikte verildiği ilaçların metabolizmasını indüklediği veya inhibe ettiğine dair bulgu yoktur. Spesifik çalışmalar ondansetronun alkol, temazepam, furosemid, tramadol ve propofol ile etkileşimi olmadığını göstermiştir.

Kontraendikasyonlar

Zofer® Tablet, içerdiği maddelere karşı aşırı duyarlılık durumlarında kullanılmamalıdır.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Hekim tarafından başka bir şekilde tavsiye edilmediği takdirde: Kanser tedavisinin emetojenik potansiyeli, uygulanan kemoterapi kombinasyonlarının dozlarına ve kullanılan radyoterapi rejimlerine göre değişir. ZOFER® uygulama yolu ve dozu günde 8-32 mg arasında değiştirilebilir ve aşağıda gösterildiği şekilde seçilebilir. Emetojenik etkisi yüksek olan kemoterapi uygulamalarında (Örneğin Sisplatin): Kemoterapiden hemen önce yavaş uygulanan intravenöz enjeksiyon ya da 15 dakikalık infüzyon şeklinde 8 mg Ondansetron ve buna müteakiben 24 saat süre ile 1 mg/saat’lik sürekli intravenöz infüzyon ya da 4 saat aralıklarla 2 kez 15 dakikalık intravenöz infüzyon şeklinde 8’er mg Ondansetron uygulanır. Her iki tedavi rejimi de 5 güne kadar 12 saatte bir oral yolla 8 mg Ondansetron uygulaması ile devam eder. Emetojenik etkisi daha düşük olan kemoterapi uygulamalarında (örneğin siklofosfamid, doksorubisin, karboplatin): Emetojenik kemoterapi alan hastaların çoğunda ZOFER® 8 mg tedaviden hemen önce yavaş uygulanan intravenöz enjeksiyon şeklinde veya 15 dakikalık infüzyon şeklinde veya kemoterapiden 1-2 saat önce oral olarak 8 mg Ondansetron uygulanır. Müteakiben 5 güne kadar 12 saatte bir oral yolla 8 mg Ondansetron verilir. Radyoterapi nedenli bulantı ve kusmalar: 12 saatte bir oral olarak 8 mg (iki adet ZOFER® 4 mg) uygulanır. İlk doz radyoterapiden 1-2 saat önce alınmalıdır. Tedavinin süresi radyoterapinin süresine bağlıdır. Çocuklar: Kemoterapiden hemen önce tek bir intravenöz enjeksiyon şeklinde 5 mg/m2 dozunda verilebilir. Takiben 12 saat sonra 4 mg oral olarak devam edilir. İlk uygulanan tedaviyi takiben 5 güne kadar günde 2 kere 2-4 mg oral olarak verilebilir. Yaşlılar: 65 yaşın üzerindeki hastalarda Ondansetron’un etkinliği ve toleransı genç yetişkinlerde gözlenen duruma benzerlik gösterir. Dolayısıyla yaşlı hastalarda, dozaj ve uygulama şeklinin değiştirilmesi gerekmez. Postoperatif bulantı ve kusmalarda: Zofer yetişkinlerde postoperatif bulantı ve kusmayı önlemek için Zofer oral, intravenöz veya intramuskuler olarak uygulanır. Önerilen doz anesteziden bir saat önce oral olarak 8 mg’dır. Daha sonra 8 saat arayla iki kez daha 8 mg oral olarak devam edilir. Başlamış postoperatif bulantı ve kusmanın tedavisinde intramuskuler veya intravenöz enjeksiyon uygulaması önerilir. Çocuklarda; postoperatif bulantı ve kusmanın önlenmesi ve tedavisinde Zofer’in kullanımı denenmemiştir. Yaşlılarda; postoperatif bulantı ve kusmanın önlenmesi ve tedavisinde Zofer’in kullanımı ile ilgili sınırlı sayıda çalışma vardır, ancak Zofer 65 yaşın üzerinde kemoterapi alan hastalarda iyi tolere edilmiştir. Böbrek yetmezliğinde dozaj: Günlük dozaj, dozaj sıklığı ve uygulama yolunda değişiklik yapmaya gerek yoktur. Karaciğer yetmezliğinde dozaj: Orta ve şiddetli karaciğer fonksiyon yetmezliği olan hastalarda Zofer klirensi ileri derecede azalır ve serum yarılanma ömrü önemli derecede uzar. Böyle hastalarda günlük toplam doz 8 mg’ı aşmamalıdır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Zofer® 4 mg Film Tablet 6 ve 10 tabletlik blister ambalajlarda, karton kutuda Zofer® 8 mg/ 4 ml Enjeksiyonluk Solüsyon İçeran Ampul, karton kutuda Zofer® 4 mg/ 2 ml Enjeksiyonluk Solüsyon İçeran Ampul, karton kutuda

Saklama Koşulları

30 °C’nin altında (oda sıcaklığında) saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Zofer® 8 mg Film Tablet 10 tabletlik blister ambalajlarda, karton kutuda

Uyarılar/Önlemler

Diğer selektif 5HT3 reseptör antagonistlerine karşı aşırı duyarlılık gösteren hastalarda hipersensivite reaksiyon gelişimi rapor edilmiştir. Ondanstron gastrik veya intestinal peristaltizmi uyaran bir ilaç değildir. Ondansetron’un abdominal cerrahi veya kemoterapi sonrası kusma ve mide bulantısı ortaya çıkan hastalarda kullanılması ileus ve/veya gastrik distansiyon progresyonunu maskeleyebilir. Yaşlılarda herhangi bir doz ayarlamasına ya da ek bir önlem alınmasına gerek yoktur. Ondansetron plazma prolaktin düzeyleri üzerinde herhangi bir etki göstermez, dopamini antagonize etmez. Ondansetron, uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilir. Bu nedenle tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes hastalarında kesinlikle kullanılmamalıdır. Kadınlarda Torsades de Pointes oluşma riski erkeklerden daha fazla olabilir. Yeni Doğanlar: Endikasyonları nedeniyle yeni doğanlarda kullanılmaz. Çocuklar: Eğer endike ise, uygun dozlarda çocuklarda kullanılabilir. 3 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Geriatrik Kullanım: 65 yaşın üstü ve genç hastalar üzerinde Ondansetron ile yapılan karşılaşmalı klinik çalışmalar ve rapor edilen diğer klinik tecrübeler, genel olarak ilacın güvenliği ve etkinliği bakımından bir farklılık olmadığını göstermiştir, ancak yaşlı hasta grubunda ilaca karşı daha fazla sayıda duyarlılık reaksiyonu gözlenmiştir. Bu nedenle 65 yaşın üstündeki hastalarda doz ayarlaması yapılmasına gerek yoktur. Hamile Kadınlarda Kullanım Hamilelik Kategorisi: B İnsanlarda Ondansetron’un hamilelerde kullanımına ilişkin kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Diğer ilaçlarda olduğu gibi, Ondansetron hamilelik sırasında, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında hastaya sağlayacağı terapötik yararlar fetüse olabilecek muhtemel risklerini dengelemedikçe kullanılmamalıdır. Laktasyonda kullanım Ondansetronun anne sütüne geçip geçmemesiyle ilgili insanlarda yapılmış yeterli derecede veri bulunmamaktadır. Bu nedenle kesin gereklilik olmadan emzirenlere verilmemelidir. Araç ve Makine Kullanmaya Etkisi Ondansetron psikomotor testlerde performansı bozmaz, sedasyon yapmaz. Araç ve makine kullanımı üzerine bilinen bir etkisi bulunmamaktadır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Genel: Ciddi ve geri dönüşlü olmayan advers etki bildirilmemiştir. Ondansetron genellikle iyi tolere edilir. Konstipasyon, baş ağrısı, keyifsizlik (malez) en yaygın görülen yan etkidir. Ondansetron kalın barsaktan geçiş süresini arttırır. Epigastriumda kızarma ve sıcaklık duygusu gibi yan etkiler görülebilir. Ender olarak anaflaksi gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları görülebilir. Kardiyovasüler: Aritmi (ventriküler ve supraventriküler taşikardi, prematür ventriküler kontraksiyonlar ve atrial fibrilasyon dahil), bradikardi, elektrokardiyografik değişimler (ikinci derece kalp bloğu ve ST segment depresyonu dahil), palpitasyon, senkop ve çok nadir olarak da anjina, hipotansiyon ve taşikardi rapor edilmiştir. Deri Reaksiyonları: Ürtiker. Lokal Reaksiyonlar: Ağrı, kızarıklık ve enjeksiyon bölgesinde yanma. Alt Solunum Sitemi: Hıçkırık. Nörolojik: Çok nadir olarak Ondansetron uygulanan hastalarda ekstrapiramidal reaksiyonlar ve grand mal nöbetleri rapor edilmiştir. Postoperatif Bulantı ve Kusma: Ondansetron ve plasebo ile yapılan karşılaştırmalı kontrollü klinik çalışmalarda bu olayların görülme oranlarının arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Diğer: Çok nadir olarak hipokalemi rapor edilmiştir. “BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.